"Dünya kaybolmaya, anlamını yitirmeye devam ederken onun bu anlamı çaresizce araması, yaratması, keşfetmesi, sürekli olarak anlamsızlık çukurları ve ayaklarının dibinde açılıveren kaos üzerine köprüler kurması gerekmektedir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Charcot ve (aralarında Tourette, Freud ve Babinski’nin de bulunduğu) öğrencileri, nöroloji ve psikiyatrinin, 'şey' ve 'ben'in, beden ve ruhun ortak bir bütünlük içinde olduğu görüşüne sahip olan son uzmanlardı. Geçtiğimiz yüzyılın bitişiyle, ruhsuz bir nöroloji ile bedensiz psikoloji arasında bir bölünme meydana geldi."
Nietzsche "kişi ağzı ile yalan söyleyebilir ama yüz ifadesi onu ele verir" der. Afazikler böyle bir yüz ifadesine, beden görünümü ve duruşundaki herhangi bir uygunsuzluğa veya yanlışlığa karşı doğaüstü bir şekilde duyarlıdırlar. Eğer birini göremiyorlarsa bu özellikle, insan sesine doğruluğu ve gerçekliği veren veya ayrıntıya, rit-
me, yükselme ve alçalmaya, renge müziğe, en örtülü değişimlere, vurgulara, tonlamaya karşı yanılmaz bir kulağa sahip olurlar. Onların anlama gücü, kelimeler olmadan, neyin doğal neyin yapay olduğunu anlama gücü işte burada yatar. Bu kelimeleri olmayan ama olağanüstü derecede duyarlı hastalar için konuşmaların yanlışlığını ifade eden şeyler yüz ifadeleri, aşırı duygusal tavırlar, yanlış jestler ve bütün bunların üzerinde yanlış ses tonu ve vurgulardır. Kelimelerle yanılmayan ve yanıltılamayacak olan afazik hastalarımın tepki verdiği şey onlara göre çok ortada olan bu grotesk uyumsuzluklar ve uygunsuz davranışlardır.
İşte Başkan'ın konuşmasına gülmelerinin nedeni buydu. İfade ve ses rengine karşı özel duyarlılığı düşünüldüğünde afazik bir hastaya yalan söylenemiyorsa, kelimeleri anlama becerilerini korumuş ama ifade ve ses rengine karşı herhangi bir duyarlılığı olmayan hastalar için tamamıyla -eğer böyle hastalar varsa- durum nasıl diye sorabiliriz...
"Sanki etrafı unutma hendeği ile çevrilmiş ve
tek bir varolma anına hapsolmuş biri gibi; soyutlanmış, geçmişi ve geleceği olmayan, sürekli değişen anlamsız bir âna sıkışmış!"