Profesör o tuhaf akşamı, iki çocuğun suda oynaması olarak hatırlıyordu. Kendisi çocuklaşmıştı; kız zaten çocuktu: güzel çocuk, saf çocuk, temiz çocuk, zeki çocuk, heyecanlı çocuk, yanakları al al olan çocuk, utanınca kızarmayı unutmamış çocuk; belki de neşeli bir yunus yavrusu; suda çırpınıp duran sedef rengi bir balık.
Acaba insan kendisinin hayatını değiştirirken başkalarının hayatına da hükmedebilir miydi? Ya da kendi hayatını, başkalarının hayatını değiştirme yoluyla da değiştirebilir miydi?