CIA özellikle Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde istihbarat toplamaktan çok, söz konusu ülkenin içişlerine müdahele edip siyasal gelişmeleri etkiliyordu.
Türkiye’nin içişlerini ilgilendiren bir konuyla ilgili bir şey söylemek için Tahran’a çağırılmasını yadırgamıştı Çağlayangil. Ama şahın derdi sadece Türk hükümetini uyarmak değildi.Kendi canının derdindeydi: “Benim çevremde uğraşacağım sorunlarım var. Ruslara inanılmaz. Doğuda pakistan sınırında Patonlar. Kuzey İran’da Kürtler. Biz çok uluslu bir devletiz. Babam cahil adamdı, ama bana daima Türklerle iyi geçin demişti. Sizde sağlam bir rejim oldukça benim için Türkiye sınırında mesele olmaz.
Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. Başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. Zira bir millet ortaklık hayaline kapılarak başka bir millete bağlandı mı, bu ikincisinin kavgalarına boşuna karışır.