İşkence,insanın kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış,bir bilim gibi mükemmellestirilmis,bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür,parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit,hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi,kurbanında,kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir,üzülebilir,yenilmiş hissedebilir ama kendine acımak...Hayır,bu olmamalı. Insan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak.
...kalp her şeyi beyinden önce seziyor. Kalp sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o,ruhun bir parçası,korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.