Sıla

Beklemek belki de işkencenin kendisinden daha ağır,daha yıpratıcı bir ceza; evet evet,kesinlikle öyle.
İnsan,hayalleriyle ve bir diğerine uzattığı elle var olur.
Adına adalet dedikleri zulüm,cezayla değil,insanın kendi ruhuna vurduğu zincirle tamamlanıyor belki de.
"Cayır cayır yanan çölden sonra irem bağı havuzlarında ferah günlerim seninle dopdolu. Her yerde aklımda sen varsın. Sensizlik benim en büyük hastalığım. Yakaladı mı perişan ediyor"
"Seni görmeden,sesini duymadan,elinin sıcaklığını avucumda hissetmeden yaşamak anlamsız. Hem de senin kullandığın eşyalar arasında. İşte bana düşman birisinin hazırlayabileceği en korkunç işkence şekli budur"