Miray

Miray
@silenceinlethe
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2018 23:31
Ben bir adama aşık oldum Adı Martin Eden. Bu cümleleri bütün samimiyetimi, içtenliğimi katarak yazıyorum. Ve kitabı henüz bitirmediyseniz okumamanızı tavsiye ederim. Bir adam var ki hayatını doyasıya yaşayan, her anına derinlemesine, tutkuyla bağlanan bir adam. Gözü kara, her istediğini emek harcayarak elde eden, hırslı bir adam. Hırs deyince yanlış düşünmenizi istemem. Bu hırsın başkasına zararı yok ve hatta güzel bir hırs bu hayatını kazanmasını sağlayan. Bir aşk adamı o. Ebedi bir aşk var amaç edindiği, sevdiğine layık olabilmek için bütün bu yaptıkları, kendini geliştirmek için gecesini gündüzüne katması sırf bunun için. Ruth için diyemem ama. Aşık olduğu Ruth değil kesinlikle. Ruth sadece bir imge aşkını yaşaması için. Onun aşığı olduğu şey aşık olmak bütün ruhuyla bedeniyle. O bu güzelliği seviyor, aşkı seviyor bu yüce duygunun her şeyini seviyor.-DU demek daha doğru belki de. Kitapta da sık sık belirtildiği gibi Martin Spencerın izinden sosyal darwinizmi destekleyen bir bireyci Jack London'ın aksine. Sık sık sosyalist olduğunu reddediyor. Bir nokta var dostu Brissenden'ın söylediği ve belki de kitabın devamını işaret eder nitelikte Martin'i sosyalist olmaya davet ediyor arkadaşı çünkü eğer sosyalist olursa bir hayali olur değiştirmek istediği toplum adına. Ama reddediyor bunu Martin. Ve bu da hayallerinin söndüğü anda yaşayacak bir şey kalmamasını doğruluyor.Doğrularından şaşmayan, her şeyden önemlisi kendi doğrularına sahip bir adam Martin. Ve hayalleriyle yaşayan bir adam. Kavramlar var hayatta yaşamaya değer gördüğü aşk gibi... Ama sonrasında bütün bu kavramların çöktüğünü görüyor. Sanki aklında o büyülü aşk tablosu tuzla buz oluyor birden. Ve tutunacak bir dalı kalmıyor. Toplumun ikiyüzlülüğü onu bu çukurun içine daha da itiyor, en dibe diyorlar, en dibe.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·266 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Bu eseri ortaokulda okumuştum ilk. Eserin karanlık, iç bunaltan atmosferini hissedebilmiştim, hayalimde canlanıyordu kuluçka merkezleri, alfalar, betalar... Sonra Fahrenheit 451 i okurken tekrar aklıma geldi "Hey cesur yeni dünya ki içinde böyle insanlar var". Tekrar okumaya başladım seneler sonra hayallerim kitabın çevrelediği düşüncelerle dolmaya başlamıştı. Distopik öğeler tabii ki de her sayfada gözümüze sokuluyor, açın o gözünüzü diyor. Bununla birlikte birkaç noktaya değinmek istiyorum. - Kitapta Vahşi'nin annesi Linda üzerinde biraz durmak istiyorum. Kendisi bu yeni dünyada yaşıyorken ayrıkbölgede hapsoluyor(özeti bu şekilde söylemek daha uygun) Bernard tarafından tekrar eskiden yaşadığı yere getirildiğinde insanlar tarafından korkuyla karşılanıyor. Herkes ondan korkuyor, tiksiniyor neden çünkü yaşlı, kilolu, kırışıklıklarla dolu bir yüzü var. Bu çok alışılmadık bir şey onlar için. Çünkü her daim gençler,toylar deneyimleri yok. Yaşamak için bir çabaları da yok. Bu durum benim aklıma Murat Baç'ın bir söyleşisini getirdi. Şöyle diyor Baç:" Daha çarpıcı bir gösterge ise toplumun gözü önünde olan insanların ve aslında genel olarak yeni tip burjuvanın, yıllar içinde doğal olarak ortaya çıkan kırışıklıkların "istilasına" karşı bir tür savaşa girmek zorunda olmaları ve genç görünümlü, pürüzsüz bir cilt edinme uğruna neler yapabildikleri. Çağımızda insanlar estetik müdahale yoluyla yüzlerindeki en şahsi izleri bile kaybetmeyi göze alacak düzeyde paniğe sevk edilmiş haldeler." İnsanlar yaşlanmayi göstermekten korkuyorlar, ölüme yakınlaşmaktan bunu hissetmekten korkuyorlar ve bu bir his ve yok edilmesi gerek ki "ilerleme" olsun kitapta bu sözle paralel bir çok şey gördüm Linda da bunlardan biriydi. Güzelliğe önem verilen, insanın seksiliğe, güzelliğe göre yargılandığı
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,4bin okunma