Bu sîmâ-yı neşâtın, işte aksâ-yı refâhında, bütün bir sergüzeşt-i inkisâr ağlar nigâhında. Bu neş'eli çehre, işte refahın en uzak noktasında Bütün bir kırgıngınlık macerası, ağlar onun bakışında.. Rübab-ı Şikeste
Yüze gülen çok olur :)
“… gördüğünüz her sima, göstermek istediği aydınlık bir vicdanın hakiki yansıması değildir. İyilikseverlik belirtileriyle parıltılı bulduğunuz çehrelerden çoğunu, bir anlık o doğal ikiyüzlülük örtüsünden sıyrılmış görseniz dehşetinizden Hakk'a sığınırsınız. Tatlı görünen ne kadar tebessümler vardır ki her biri gizli bir nefretin, alçak bir emelin aldatıcı yaldızı hükmündedir.“ s.181
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Silinen Hayatın Gölgesinde
​Yalnızlığa alışmak zor, Sessizliği bir kuyu gibi dinlemek zor. İnsan kendi içinde bile dinlenemezken, Zordur her eksilen sesle biraz daha eksilmek. Her giden sima, her kaybolan görüntü; Zamanla kararır her şey, renkler çekilir, Fakat bazen o zifiri karanlık, her yerden daha sevimli. ​Yalnızlığa alışmak zor, Bir başına ıslık çalmak, şarkılara sığınmak... Ötekileşmek, kendine bile yabancılaşmak, Ve bir bir terk etmek elinde kalan her şeyi. Aslında silinen ne simalardır ne de şehirler; Yavaşça silinen, ömrün kendisidir. ​Geriye kalan tek canlı, hatıralar; En tatlı olanlar ve en acımasız vuranlar... Zihnin dehlizlerinde yüzlerce yeni yüz, Daha güzel, daha özel hayaller kurulur. Her şeye rağmen o boşlukta yankılanır: Yalnızlığa alışmak çok zor... Garp yeli
Şiir
*İSLÂM AHLÂKI - 458* *GÜNÂH-I KEBÂİR HAKKINDA* *11* Ve dahî, günâh-ı kebâirin, ya'nî büyük günâhların nev'i pek çokdur. Bu mahalde, yetmişikisi beyân olunmuşdur: Dîne ve ahlâka uymıyan şi'rleri okumağa, uygun olanlarını da, çalgılı, içkili, kadın erkek karışık fısk yerlerinde okumağa veyâ başka yerde okunmuş olanı, böyle yerlerde, radyodan, teypden dinlemeğe ve kadınların, oğlanların okumalarına sözbirliği ile harâm denildi.] Uygun şi'rleri, uygun yerlerde okumak câiz olur. Kalbe rikkat getirince, Allahü teâlânın merhametine de sebeb olur. Ba'zı âlimler, mubâh olan simâ'a da rağbet etmemişlerdir. Bunlar, tabî'atlerine hoş gelmediği, zevk almadıkları için simâ'ı arzû etmemişler ise de, mubâh olan simâ'ı arzû edenleri de red ve inkâr etmemişlerdir.) Kur'ân-ı kerîmi, mevlidi, ilâhîleri, salevât-ı şerîfleri fısk meclislerinde hurmet ile okumak harâm olur. Eğlence, keyf için okumak küfr olur. *(Dürrül-meârif)* 6.cı sahîfede diyor ki, (Çalgı, kadın ve oğlan sesi gınâdır. Harâmdır. Böyle olmıyan seslerle fâideli şi'rler okumak, simâ'dır, mubâhdır.) - devamı var - *İslâm Ahlâkı* hakikatkitabevi.net/book.php?bookCo... *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
Bir pencere kenarı bir yağmur atlası Kokusundan tanıdım toprağı ayaklarına değmiş Uzaklarda olan sensen şimdi kalbimdeki kim Hasretin fırkatın aslında hepsi seninmiş Nice karanlıklar içinde görünen bu sima Aydınlatır en çıkmaz en elim yolları Ruhumun azabını bir son verir adeta Uzatırım o yağmura bitap düşmüş kolları Ey ayım ay güneşim ey karanlığım ve gecem Ey dilimde sinemde var olan son hecem Kalbim ağrır, lal olur konuşmaz dil Gelmez sensiz bir an bile o muhteşem hecem
Waldo. Artık öteki oldum. Soruların toplandığı sima benim. Hikayede yaptıklarıma anlam verilemeyen benim. Kuşatıldım. İnsafsızca yargılanıyorum.