Öncelikle ben yazıma güvenmediğim için şu zamana kadar okuduğum hiçbir kitaba bu şekilde yorum yazmadım, yorumlamadım. Yazamayacağımı ve saçma şeyler yazacağımı düşündüğüm için… Bu ilk deneyişim umarım batırmam Zaten çok merak ederek başladığım bir kitaptı, asla hayal kırıklığına uğratmadı aksine bayıldım ve iyi ki merak etmişim dediğim bir kitap oldu. Maalesef YKS senemde okumak gibi bir hata yaptım böyle olumsuz konuşuyorum çünkü aslında maksimum bir haftada bitecek bir kitap fakat dersler yüzünden tam tamına 193 günde okumuşum Sarmadığı için falan değil ama dediğim gibi araya dersler girdi ve ben hiç okuyamadım. Kitaba gelecek olursak yazar; insanın ne kadar vahşileşebileceğini, ne kadar iğrenç düşüncelere sahip olabileceğini ve böyle biri iken maske takıp nasıl diğer insanların yüzüne gülüp onları kandırabileceğini çok güzel anlatmış. (En azından ben bunu anladım kitaptan.) Dili çok akıcıydı ve olay örgüsü mükemmel işlenmişti. Şimdi de karakterlerden bahsetmek istiyorum. Bu arada biraz hızlı konudan konuya atlıyorum sanırım ama umuyorum ki yazdıkça güzelleşir yazılarım.
Lord Henry > Çok manipülatif bir insan hatta okurken rahatsız olduğumu hissettim. Dorian Gray gibi masum -en azından ilk başlarda masumdu- birinden tam verim alarak faydalandı gerçekten Ayrıca eklemek isterim ki bu adamın kadınlar hakkında söyledikleri hiç etik değil. Sevmiyorum seni Harry.
Basil > Bu adama karşı nötürüm o yüzden bu adam hakkında çok bir şey diyemeyeceğim tek söyleyeceğim şey keşke daha az Lord Henry daha fazla Basil olsaydı
Dorian Gray > Şaşkınım. Yaptıklarını, iğrenç düşüncelerini ağzım açık okudum. Yalan söyleyemeyeceğim bazı yerlerde maalesef ona hak verdiğim oldu. O bazı yerlerin hangi yerler olduğunu söylemeyeceğim sadece bir kısımdan bahsetmek istiyorum o da yaşlanıp
“Acı olansa, insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı. Aslına bakılırsa, insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader, insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.”