şimal

şimal
all the women in me are tired
8/10
·264 syf.··
2024 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 00:05
Abartıldığı kadar güzel miydi? Kesinlikle evet. Çoğu kişi bu kitap için “overrated” demiş olsa da bence asla öyle değil. Bir kere konusu çok akıcı hemen içine çekiyor sizi ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Yazarın kalemi biraz farklıydı birçok kişi beğenmemiş ama benim çok hoşuma gitti hatta kurgusundan sonra en sevdiğim şey bile olabilir yazım tarzı. Sevmeyenleri de anlayabiliyorum ama. Karakterler bana çok farklı şeyler hissettirdi. Önce sevdim sonra bir ara nefret ediyordum ama bir noktada hepsini anlayabildiğimi de hissettim. Bu arada bence kitapta ana konu aşktan çok başka şeylerdi. Depresyon, ilişkiler, toplumda yer bulmaya çalışma… Yazar bunları işlerken çok iyi bir iş çıkartmış bence. Kitabın bir nevi insanın insana ihtiyacı olduğu mesajını verdiğini hissettim fakat ben buna pek katılmıyorum Ha bir de sonu istediğim gibi bitmedi. Havada bırakılmış bir sondu bence. Şimdi gidip dizisine başlayacağım onu da çok merak ediyorum.
1000Kitap
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 23:19
Herkes çok beğeniyor, çok konuşuluyor diye zaten aşırı merak ediyordum. aslında çok önceden almıştım kitabı fakat bir türlü başlayamamıştım. Artık okuyayım diye düşünüp başladım ve gerçekten çok beğendim. Şu an nereden başlasam bilemiyorum. “Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay.” bu söz o kadar doğru ki hayatımızı hep keşke ve acabalarla yaşıyoruz. Keşke şunu şöyle yapsaydım, acaba şunu böyle değil de şöyle yapsaydım ne olurdu… düşünsenize sürekli bu şekilde yaşadığınız için ve gündelik yaşamınızdaki olumsuz durumların da etkisiyle intihara teşebbüs ediyorsunuz ve gözünüzü kocaman bir kütüphanede açıyorsunuz. Bu kütüphanedeki her bir kitap işte tam olarak acaba bunu şöyle yapsaydım ne farklı olurdu dediğiniz hayatları barındırıyor. Aslında kendimle bir çok noktada bağdaştırdığım bir kitap idi. Bunu söylemek için daha çok genç olsam da keşke şunu farklı yapmış olsaydım acaba o zaman hayatım nerede olurdu dediğim şeyler var. Ben şahsen bu kütüphaneye gidip sonsuz farklı hayatlarımı denemek isterdim. Her ne kadar kitabın bize sunduğu şeyin yaşayamadığımız bir hayat için pişman olmanın bize hiçbir şey kazandırmayacağı olsa da ben böyle bir kütüphanenin gerçekten var olmasını isterdim :) Kitabın bize sunduğu bir diğer şey ise öğrenmenin tek yolunun yaşamak olduğu. Risk almaktan genelde korkan biri olarak beni cidden etkileyen bir kitap oldu hatta bazı şeylere bakış açımı bile değiştirmiş olabilir. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarın kalemini de beğendim bu arada gerçekten akıcı bir dili var. Hiç sıkılmadan tek günde bile bitirebileceğiniz bir kitap. Kesinlikle öneriyorum!! <3
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
6/10
·72 syf.··
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 21:28
Bu kitabı mağazada indirim var diye almıştım aslında. Tabii öylesine seçmedim. Osamu Dazai’nin kalemini sevdiğim için tüm kitaplarını okumak gibi bir hedefim var. Bu yüzden hazır indirim varken karşıma çıkınca alayım dedim. İlk okuduğum kitabı “İnsanlığımı Yitirirken” adlı kitabıydı. O eserden sonra bu tabiki sönük kaldı. Kitapta yazarın farklı zamanlarda kaleme aldığı 3 farklı öykü var. Hepsinden kısaca bahsedeyim. Koş Melos! > Kişisel olarak favorim bu oldu. Konusu çok ilgimi çekti ve okurken film izliyormuşum gibi hissettim hatta sonradan bu öyküyü anneme anlattığım da annemin de baya ilgisini çekti ve aynı yorumu yaptı. Arkadaşlık ilişkileri üzerine kurulu olan şeyler çok ilgimi çeker zaten. Her ne kadar bu hikayedeki gibi bir arkadaşlık olabileceğine inanmasam da oldukça hoşuma giden bir öykü oldu. Günün İlk Işıkları > En az ilgimi çeken bu oldu açıkçası. Kötü değildi ama okurken sıkıldım ve çok koptum. Villon’un Karısı > Bu baya merak duygusu uyanırdı bende hani ne olacak burdan ne çıkacak tarzından. Ayrıca akıcıydı. Genel anlamda bunu da beğendim.
1000Kitap
Koş Melos!Osamu Dazai · İthaki Yayınları · 20232,022 okunma
Spoiler içeriyor!!!
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2024 20:43
Direkt konuya gireceğim, beni daha önce bu kadar çok içine çeken bir kitap okumadım ben hayatımda. Aslında bu kitap hakkındaki yorumların çoğu bunun tam tersini yani kitabın en azından ilk 80 sayfasından hiçbir şey anlayamadıklarından dolayı, sıkılıp bıraktıklarını söylüyorlardı. Aslında yanlış değil gerçekten de belirli bir yere kadar ne olup bittiğini anlamıyorsunuz fakat işte tam olarak olarak da bu beni içine çekti. Sürekli bir merak duygusu oluşturdu içimde ve kitabı elimden bırakamadım. Tamı tamına bir haftada bitirmişim zaten kitabı. İçeriğine gelecek olursak açıkçası bu klon olayını ilk başta gerçekten hiç anlamamıştım. Anladıktan sonra daha da anlam kazandı tabii kitap. Herneyse şu organ bağışından bahsetmek istiyorum. Bu Hailsham denilen okulda öğrenciler ileride organ bağışçısı olmak için eğitiliyorlar, büyütülüyorlar. Özellikle sonlarına doğru Madam ve diğer adını unuttuğum kadının (sanırım Emily) Bu okulun amaçlarından bahsederlerken çok rahatsız oldum ve kötü hissettim. Orada Tommy ve Kath’in bağırıp çağırmalarını ve küfür etmelerini diledim içimden. Bu okulla alakası olmayan diğer sıradan insanların bu uygulamalardan haberi olup seslerini, kendi çıkarları için, çıkarmamaları ve hatta desteklemeleri… Aslında ne kadar bencilliklerle dolu bir dünyada yaşadığımızı göstermiş yazar. Karakterlerden bahsedecek olursam her ne kadar zaman zaman Ruth’a sinir olmuş olsam da Kathy ile olan ilişkilerine bayıldım. Ruth, Kath’e göre daha otoriter ve biraz daha ergen biri. Tabi o yaşlarda ergenlik zaten normal ama Ruth yaşları ilerlediğinde bile biraz barındırıyordu o özelliği bence. Kathy ise daha daha yumuşak ve alttan almayı iyi bilen biri. Sanırım ikisi de zıt karakterlere sahip olduklarından, bu ikilinin arkadaşlık ilişkileri bana çok gerçekçi geldi. Tommy…
1000Kitap
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
9/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
193 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2024 12:54
Öncelikle ben yazıma güvenmediğim için şu zamana kadar okuduğum hiçbir kitaba bu şekilde yorum yazmadım, yorumlamadım. Yazamayacağımı ve saçma şeyler yazacağımı düşündüğüm için… Bu ilk deneyişim umarım batırmam Zaten çok merak ederek başladığım bir kitaptı, asla hayal kırıklığına uğratmadı aksine bayıldım ve iyi ki merak etmişim dediğim bir kitap oldu. Maalesef YKS senemde okumak gibi bir hata yaptım böyle olumsuz konuşuyorum çünkü aslında maksimum bir haftada bitecek bir kitap fakat dersler yüzünden tam tamına 193 günde okumuşum Sarmadığı için falan değil ama dediğim gibi araya dersler girdi ve ben hiç okuyamadım. Kitaba gelecek olursak yazar; insanın ne kadar vahşileşebileceğini, ne kadar iğrenç düşüncelere sahip olabileceğini ve böyle biri iken maske takıp nasıl diğer insanların yüzüne gülüp onları kandırabileceğini çok güzel anlatmış. (En azından ben bunu anladım kitaptan.) Dili çok akıcıydı ve olay örgüsü mükemmel işlenmişti. Şimdi de karakterlerden bahsetmek istiyorum. Bu arada biraz hızlı konudan konuya atlıyorum sanırım ama umuyorum ki yazdıkça güzelleşir yazılarım. Lord Henry > Çok manipülatif bir insan hatta okurken rahatsız olduğumu hissettim. Dorian Gray gibi masum -en azından ilk başlarda masumdu- birinden tam verim alarak faydalandı gerçekten Ayrıca eklemek isterim ki bu adamın kadınlar hakkında söyledikleri hiç etik değil. Sevmiyorum seni Harry. Basil > Bu adama karşı nötürüm o yüzden bu adam hakkında çok bir şey diyemeyeceğim tek söyleyeceğim şey keşke daha az Lord Henry daha fazla Basil olsaydı Dorian Gray > Şaşkınım. Yaptıklarını, iğrenç düşüncelerini ağzım açık okudum. Yalan söyleyemeyeceğim bazı yerlerde maalesef ona hak verdiğim oldu. O bazı yerlerin hangi yerler olduğunu söylemeyeceğim sadece bir kısımdan bahsetmek istiyorum o da yaşlanıp
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma