Umut

Ne tuhaf his değil mi sen dünyanı yazarsın o sadece kendini,sonsuzluk derken son ucuz bir romanın terkedilen kahramanı! Belkide bir rüya ;uyumak ve uyumamak arasındaki uçurum,düşerken hatırlamak bulutları ve son yağmurların tatsız ıslaklığını Hoşçakal ve elveda sözlerinin en nefretiyle yalnızlığın en kuytusuna hoşgeldin demek Ne tuhaf his değil mi!
İnsan ve Duygular
Aşk misafir olmaksa bir kalbe senden gelen bütün sürgünlere razıyım…
İnsan ve Duygular
Büyümek ellerinde,gözlerinden düşen anılarına sarılmak bir gülüşüne dünyamı katıp sevginle erimek. Hangi aşk anlatır ki bir bakışını ve hangi zaman rengine boyanır ki! Bulutlar bile tuhaf,gökyüzü yalnız bizim Saklasam seni gözlerim kıskanır,sevsem kalbim,bilmem hangi mısrayla başlasam mürekkebi dağıtıp hayallerle başlasam öksüz kalan milyonlarca hayata bir sen sığdırmak uçsuz bucaksız maviye seni anlatmak yani sonsuzluğu demlemek ellerinde yalnızca sana büyümek
1000Kitap
İnsan ne derin uçurum her gün bir başka buluttan düşen yağmur bir başka mısrada yazılan hayat bir başka mevsimin baharı İnsan sevdimi her gün başka bir penceresi olur ve her geceye başka bir yıldız çizer yüreğinden
İnsan ve Duygular
Görünmez bir duvar,aşılmaz bir yol Azap en derin yara düştüğüm her gece biraz daha aydınlığın işte Kaybolmak vardı kaybolduğum gibi gözlerinde tanışmak ve son bulmak karma karışık gökyüzümdeki bulutlar gibi Hep bir son yaraya tuz basıp hayata sen diye tutunmak gibi ve her şey tek tesellisini umuda sığdırmak açlığın en beteriyle yazmak gibi işte bir son daha uykuna dalmak gibi…
Edebiyat