Durgun denizler ruhuma dökülür,
damla damla akan bir su düşün.
Vurulsun bir şafak karanlığıma,
kuşlar uyanmasın bu sabah.
Gece sisler içinde akıyor,
duman duman gözlerin beni arıyor.
Sevgim ruhuma ağır geliyor,
nefesim sende buğulanıyor.
Bağışla beni, unutamadım.
Suçluysam vur zincire,
kölen olmaya geldim.
Gitgide büyüyor ay yükseklerde,
karanlığın içimde acınla buluşuyor.
Gece gece sokulsam tenine,
parçalansa bulutlar
beyazlığında.
Parçalansa ruhum ellerinde,
yine seni bulsam aynı sokakta.
Gülsek mi çok mu ayıp etmiş oluruz
Gülsek mi ağlayacak halimize
Çok mu ayıp etmiş oluruz
Kim güldürür ki insanı bu kadar çok
En çok kendine gülmeli insan
Neyi anlatıyor kendini görmeden
Bir gölge düştü önümde
Elimi uzatıp ruhuma düştüm
Ve insan neden gülmez kendine
Bugün yağmur çiseliyor saçlarına.
Kokun yağmur yağmur, biraz toprak.
Bugün rüzgâr dağıtıyor ruhumu.
Camlar kırıldı, kırılacak.
Sen yansıyorsun rüzgâr rüzgâr.
Bugün özlem düştü ellerime.
Parmaklarım ayrılık, yudum yudum.
Ayrılık çiziyorum bir resme.
Resim de ağlayan bir adam.