Bir kız çocuğu ergenlik öncesinin kuş tüyü kaplı yuvasından,ergenliğin sarsıcı cangılına geçerken,kanat geren anne de böylece psikolojik olarak yavaş yavaş küçülür.
Kadınlar, hayatlarının kapılarını açıp onun ücra köşelerindeki katliamı incelediklerinde, çoğu zaman en önemli düş,hedef ve umutlarının azar azar öldürülmesine izin verdiklerini görürler.
Genel olarak içgüdüleri sağlam olan bir kadın hayatını büyütmek yerine küçülten bir ilişkiye ya da duruma girdiğini anladığında "yok edicinin" usul usul yanına sokulmuş olduğunu bilir.
Çocuklarını istismar eden ana babalara yalnızca "katı" denildiği, iliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiği, sımsıkı korselere sokulan, sımsıkı gemlenen ve sımsıkı dizginlenen kadınların "edepli", "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü" damgası yediler.