Kimdir savaşçı? Savaşan,mücadele eden,dövüşen... Bu tanımların hem hiçbiri, hem hepsi. Savaşçı, özü itibarıyla "Barışçı". Yanyana tamamen zıtlık oluşturan bu iki kavramı Doğan Cüceloğlu o kadar yalın ve samimi anlatıyor, öyle iç içe geçiriyor ve aslında öyle de birbirinden ayırıyor ki, durup bir süre düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. "Savaşçının yaşamındaki güç kaynağı korkudan gelmez" diyor. Kendimizi gerçekleştirme yolunda ihtiyacımız olan enerjiyi özümüzden almak hiç şüphesiz en sağlıklı olan değil midir? Hayat akıp giderken ve bizler bu akışta istemli veya istemsiz sosyal rollerin içinde bulunurken savaşçı olabiliyor muyuz? Akıntıya kapılıp gelişigüzel sürüklenen canlılar mıyız yoksa hem sorumluluklarının hem özgürlüklerinin farkında olup bunlara sahip çıkan gerçek bir savaşçı mı?