“Yaz yağmurusun sen, diyordu Ufuk’un sesi. Beklenmedik bir zamanda gelirsin, ansızın fena ıslatırsın. Üşütmez, hoş kokularla güzel bir serinlik de getirirsin. Sonra da çeker gidersin. Ardından insanı güneşin kavuruculuğuna bırakarak...”
“Siz, size cinsel özgürlüğünüzü bağışlayacak öncü kurbanlar istiyorsunuz. Ortaya öyleleri çıkınca da, aaa, o kadın düşmüş, bu kadın orospu, diyorsunuz ama! Hiçbir şeyi göze almadan, bedavadan kurtulmak. Oysa özgürlük, en pahalı şey!”