Ayağımıza ipek çorap geçirip başımıza bir peruk takınca, bir de kılıç kuşanınca Avrupalı olacağımızı sanıyorduk. İşin kötüsü, hoşumuza da gidiyordu bu. Oysa değişen bir şeyimiz yoktu gerçekte.
Kitap oldukca daginik bir anlatimla yazilmis. Dostoyevski'nin Avrupa'ya dair notlarini barindiran bu eser yer yer alaycilik iceriyor. Ozellikle Fransız insani uzerine bircok elestiride bulunulmus. Fransiz insaninin usak ruhlu ve yalakaci oldugundan, erdemli olmaktan saydiklari alcakliklari yapmaktan zevk aldigindan ve kendilerini dunjanin en ustun insani saymasindan bahsetmis, uzerinde durmus. Ayrica Parislilerin (butun Fransizlar Parislidir cunku) guzel soz soyleme yeteneginden de bahsetmis.
Kitap karmasik bi anlatima sahip olmasindan oturu Yeraltından Notlar icin bi on eser olarak nitelendirilebilir. Okunmaya deger.