Kader böyle bir şeydi. Bazen insanın aklıyla oynar arkasından iş çevirirdi. Kader dedikleri en başından yazılı olan değil miydi? Değiştirmek mümkün müydü? Silmek?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ Bellek kristal bir şekerlik gibidir. Hayat denen bu kaygan zeminde her an düşüp kırılabilir içindeki hatıralar da akide şekerleri gibi etrafa dağılıp saçılabilir,kaybolabilirdi. Elinde,aklında ,ruhunda arta kalanlarla yani eksiklerle yaşamaya devam ediyordu insan. Yetiniyordu. Yetinmeliydi.”
Kaç ömür sürecekti bu karabasan,kaç gece devam etmişti? Kaç sabaha daha uyanacaktı? Uyanmak istemiyordu ama insan garip bir şeydi. Çamurdan olduğu doğruydu. Çamur gibiydi. Eriyor,akıyor,kanıyor,unufak dağılıyor ve sonra tekrar toparlanıyordu. Toprak gib kokuyordu ama toprağa bir türlü karışamıyordu. Nasıl bir inattı? Ölmeyince ölmüyordu insan. Onca şeye rağmen hevesle nefes almaya devam ediyordu. İnatla yaşamaya çabalıyordu beden. Kalbi,o istemese de can havliyle atmaya, kanı damarlarında çılgın gibi akmaya devam ediyordu.
İçindeki saat susmuştu. Dışarıda akıp giden zamanın gerçekliği eğilip bükülmüş,onu dünyadan dışarı savurmuştu. Buraya ait değildi. Ömrü boyunca öyle hissetmemiş miydi? Dünyadan silinmemiş miydi?