Simge

Simge
“Her yaşam, ışığın ardında kendi gölgesini taşır.” “Ben bir kitap karıncasıyım.Sayfalar benim evim.Sözcükler arkadaşım…”
10/10
·379 syf.··
2025 147. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 13:28
Huzur’u okurken zaman ağırlaştı; kelimeler acele etmedi, ben de edemedim. Tanpınar, insanın içindeki çatlağı bir medeniyetin yorgunluğuyla yan yana koyuyor. Olaylar zincirinden çok, bir ruh hâlinin içinde yürüdüm. Tanpınar, aşkı da acıyı da aynı terazide tartıyor; bireyin iç dünyasıyla bir medeniyetin yorgun hafızasını yan yana getiriyor. Roman, savaşın başladığı günün gürültüsünden uzak ama onun gölgesini her satırda hissettiren bir sessizlik anlatısı gibi. İstanbul burada yalnızca bir mekân değil; musikisiyle, geçmişiyle, suskunluğu ve tereddütleriyle yaşayan bir bilinç. Mümtaz’ın huzuru arayışı, aslında kaybolmuş bir bütünlüğün, yarım kalmış bir zamanın peşinden gitmek. Tanpınar’ın dili ise bu arayışı süslemeden, inceltmeden ama zarafetle taşıyor. Huzur, bir roman olmaktan çok, bizim içimizde yankılanan bir medeniyet hatırası. Bu kitabı hızlı okuyamadım; çünkü Tanpınar izin vermedi. Her cümle durup düşünmeyi, her duygu biraz susmayı istedi. Huzur, benim için bir hikâye değil, bir hâl oldu. Ne kadar içimden gelerek hislerimi,duygularıma anlatmaya ve yazmaya çalışsam da yetersiz kalıyor gibi hissediyorum. Okunmalı ,defalarca tekrar okunmalı yazarın her kurduğu kelimelerden cümlelerden zihin heybemizde yer edecek çok mucizevi detaylar var. İyiki okudum ,bu edebi şöleni okuyarak yılın sonunu güzelleştirdim.
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
10/10
·480 syf.··
2025 129. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 18:34
“Genç Mungo”, karanlıkla aydınlığın aynı sayfada nefes aldığı, sertliğin tam kalbinde filizlenen narin bir hikâyeydi benim için. Douglas Stuart, o tutucu, baskıcı, sınıfsal olarak parçalı dünyanın içinde iki gencin birbirine tutunma çabasını öyle incelikle anlatmış ki, kitabın atmosferi uzun süre üzerimde kaldı. Mungo’nun gerçek benliğini saklamak zorunda kaldığı o ağır dünya ile James’in güvercinlerine sığınan yumuşacık ruhu arasında kurulan bağ, hem kırılgan hem de sarsıcıydı. Zaman zaman okurun boğazını düğümleyen o “maço düzen” eleştirisi; romantizmin, şefkatin ve büyümenin naifliğiyle birleşince çok başka bir anlatıya dönüştü. Stuart’ın dili hem sert hem şiirsel… Hem sokak kokuyor hem kalbin en derin yerini yokluyor. Kitabı okurken karakterlerin yalnızlığıyla, cesaretiyle ve tehlikenin gölgesindeki sevgileriyle sessizce yol arkadaşlığı yaptım. Bitirdiğimde ise içimde, uzun süre kolay kolay dinmeyen buruk ama sıcak bir iz bıraktı. Kısacası: Erkeklik, aidiyet, korku ve sevginin sınırlarında dolaşan; şefkati de acıyı da aynı sahicilikle hissettiren güçlü bir roman. Sevdim.
Genç MungoDouglas Stuart · Can Yayınları · 202598 okunma
9/10
·144 syf.··
2025 123. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 10:42
“Olağandışı şeylerin insanı bu kadar tedirgin etmesi garip diye düşünüyorum şimdi. Halbuki varoluşumuzun acayipliklere,olası olmayan tesadüflere bağlı olduğunu biliyoruz. Kaderin bu tuhaf cilveleri
Hacim Hesabı Üzerine - I. CiltSolvej Balle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025462 okunma
10/10
·264 syf.··
2025 120. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 01:00
Kitabı bitirdim duygularımı bu kadar derin yaşarken yazmalıydım. İçimde bir sessizlik yankılanıyor ,anlatılamayanın, söze dökülemeyenin ağırlığıyla. Kara Sis sadece bir roman değil, insanın kendi karanlığına tutulmuş bir ayna gibi. Her sayfasında biraz daha derine indim, biraz daha sustum. Barana’nın suskunluğu bazen benim cümlelerim oldu, bazen de içimde dönüp duran sorulara dönüştü: “İnsan neyi susturur, neyi saklar, neyi bağışlayamaz?” Kemal Varol, kelimelerin ötesinde bir yerden dokunuyor insana; suçun, pişmanlığın, utancın ve sessizliğin birbirine karıştığı o yerden. Romanı okurken zaman zaman kendimi bir avluda, soğuk taşların üstünde oturuyormuşum gibi hissettim. Rüzgârın taşıdığı o kızıl saç teli bile sanki bir simgeye dönüştü zihnimde ,hem geçmişin hem umudun. Kitabın kapağını kapattığımda bir hikâyeyi değil, bir duyguyu bitirmiş gibi oldum. Ama o duygu hâlâ içimde, dağılamayan bir sis gibi. Belki de yazarın anlatmak istediği tam da buydu: bazen en güçlü ses, en derin suskunluktan doğar.Ahh nasıl güzel bir kitaptın…Bu kadar kısa sürede okumamak için çok direndim ama dayanamadım elimden bırakamadım..
Kara SisKemal Varol · Everest Yayınları · 20211,412 okunma
9/10
·296 syf.··
2025 119. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 10:56
Kitabın arka kapak yazısını okuyunca o kadar ilgimi çekmişti ki merak edip okumadan olmaz dedim. Bana göre az buçuk dilimin döndüğünce bende bıraktığı hislerle anlatılmak istenen ;rüyalar, bilinç ve yaşamın anlamı üzerine derin bir içsel sorgulama içeriyor. Ana karakter Hippolyte, zengin ama amaçsız bir gençken, gördüğü rahatsız edici rüyalar sayesinde bir dönüm noktasına geliyor: “Artık hayatını anlamak için rüyaları değil, rüyalarını anlamak için hayatı kullanmaya karar veriyor.” Kitap, insanın iç dünyasını tersyüz eden, felsefi bir “anti-roman”. Yani klasik hikâye yapısından uzak; daha çok bilinç akışı, iç monologlar ve sembolik anlatımlarla ilerleyen bir eser. Benim rüyalara dair okuduğum ilginç ve başarılı kitaplardan biriydi.Bukitapta rüyalar sadece gece görülen şeyler değil, bilincin altındaki hakikatleri ortaya çıkaran aynalar gibi. Karakterin mutlulukla uzlaşamaması, ironinin ve korkunun içinde sıkışması, aslında insanın kendi iç sesiyle hesaplaşmasını temsil ediyor. Rüyalar, zihnin gölgesinde yankılanan hakikat parçaları. Bu kitap, düşleri bir kaçış değil, bir sorgulama alanı haline getiriyor. Mutlulukla uzlaşamayan bir insanın iç dünyası, bize kendi bilinç sınırlarımızı sorgulatıyor. Belki de uyanmak, rüyayı bitirmek değil; onu anlamakla başlıyor. Susan Sontag’ın her bir cümlesi beni okurken içine çekti nasıl bu kadar iyi yazabildin ya dedim. Sevdim kafasını.
İyilikseverSusan Sontag · Can Yayınları · 202437 okunma