Şehzade, padişah babasının en sevdiği büyük oğluymuş. Babası oğlunun üzerine titrer, onun bir dediğini iki etmez onun için ziyafetler, şölenler verirmiş. Bir şölende şehzade babasının yanındaki kara sakallı, karanlık yüzlü bir adamın Azrail olduğunu anlamış. Şehzade ile Azrail gözgöze gelmişler ve hayretle birbirlerine bakmışlar. Telaşlanan şehzade şölenden sonra babasına davetlilerden birinin Azrail olduğunu, tuhaf bakışlarından dolayı onun canını almaya kararlı olduğunu gördüğünü söylemiş. Baba padişah telaşlanmış “ Sen kimseye söylemeden doğru İran’a, Tebriz sarayına git, orada saklan” demiş oğluna. “Tebriz Şah-ı şu ara dostumuz, seni kimseye vermez.”
Ve oğlunu derhal İran’a yollamış. Sonra bir daha şölen vermiş ve hiçbir şey olmamış gibi karanlık yüzlü Azrail’i de gene davet etmiş.
“ Padişahım, şehzade oğlunuz bu akşam yoklar “ demiş Azrail endişeli bir ifadeyle.
“Benim oğlum gencecik bir delikanlı” demiş padişah. “İnşallah daha çok da yaşayacak. Sen onu neden soruyorsun ki?”
“Üç gün önce Hazreti Allah bana İran’a git, tebriz Şahının sarayına gir ve oğlunuzun, sizin şehzadenizin canını al! diye emretmişti.” demiş Azrail. “Bu yüzden dün oğlunuzu İstanbul’da burada karşımda görünce hem hayret ettim, hem de çok sevindim. Oğlunuz da benim kendisine bir tuhaf baktığımı görmüştü.”
Ve böyle dedikten sonra Azrail hemen sarayı terk etmiş.
Mahmut Usta‘ya göre usta çırak ilişkisinin sırrı, baba oğul ilişkisine benzemesiydi. Her usta, bir baba gibi çırağını sevmek, korumak ve eğitmekle yükümlüydü. Çünkü işi sonra çırağına miras kalacaktı. Bunun karşılığında çırağın görevi de ustasının işini öğrenmek, onu dinlemek ve ona itaat etmekti. Usta ile çırak arasına sevgisizlik ve isyankarlık girerse, tıpkı bir baba oğula olacağı gibi ikisi de biter, iş de yarıda kalırdı.
Rekabeti düşünüyorsanız bu eksiklik mentalitesiden kaynaklanır. Rekabeti düşündüğünüzde sınırlı bir kaynak olduğunu düşünüyorsunuzdur. herkese yetecek kadar olmadığını, bu yüzden bir şeyler elde etmek için rekabet ve kavga etmemiz gerektiğini düşünüyorsunuz. Rekabet ederseniz asla kazanamazsınız, kazandığınızı düşünseniz bile. Çekim yasasında, rekabet ederken, hayatınızın her alanında sizinle çekişecek insanları ve durumları kendinize çekersiniz ve sonunda kaybedersiniz. Hepimiz Bir’iz. rekabet ettiğinizde kendinizle rekabet edersiniz. Rekabeti aklınızdan çıkarmalısınız ve yaratıcı bir zihin sahibi olmalısınız. Sadece kendi hayallerinize odaklanın. Kendi rüyalarınıza odaklanın. Ve rekabeti denklemden mutlaka çıkarın.