Gitmeyi başaranlar inandırıcı insanlardır benim gözümde. İnsan bir kez gidebilmeyi başardıysa söylediklerini de başarabilme gücüne erişmiş demektir. Gidebilmek hayatın bütün tehditkar ve şımarık yüzlerine kafa tutabilmektir bir bakıma. Gidebilmek, hiçbir şeyi umursamadan, kendi masalında anlatılan yolları adımlayabilmektir.
Terk ettiğiniz bir yere geri dönmek olanaksızdır. Dönmeyi başarabilseniz de, oranın aslında bıraktığınız yer olmadığını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer, ne de geri dönen sizsinizdir.
Hayatın tüm renkleri pastel tonlara büründü ve gerçekliği ayıran çizgi belirsizleşmeye başladı o zamandan itibaren. Hayatı belirginleşen çizgiler bir karakalem çalışması gibi gölgelendi ve gitgide ayırt edilemez bir şekle büründü. Varlıkları ayıran çizgileri kaybetmek, gerçekliğin de sudaki boya gibi dağılması anlamına geliyordu. Çizgiler yok, renkler yok, gerçeklik yok, etrafımızda bir boşluk küstah tavırlarla büyüyüp duruyor.