Bir eylem ancak geçmişin ve geleceğin manzarasında gerçekleştirildiği zaman insan eylemi olur. Geçmiş ve geleceğin sürekliliğini öneren, zamanı bir bütün haline getiren bağlılık, insan gücünün köküdür, onsuz yapılacak hiçbir şey iyi olamaz.
“Yirmi yaş dolaylarında öyle bir an vardır ki,” dedi Bebap, “yaşamın geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı, ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir.
Düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek – değişmeyi reddederek. İşte bizim toplumumuzun yaptığı da bu!
Yalnızdı, her gün gördüğü onca insanın arasında boğulurcasına yalnızdı. Onun derdi temasa geçememekti, bütün o aylar boyunca Urras’ta kimseye, hiçbir şeye temas edemediğini hissediyordu.