Herman’ın bulgularına göre; hastaların, yaralanma, sevilen bir kişinin ölümü, bir ilişkinin kesilmesi, birini kurtarmak için atılmamış bir adımdan duyulan pişmanlık, ya da yalnızca insanlara karşı güven duygusunun sarsılması gibi bir travmanın sonucunda uğranılan kaybın yasını tutmaları gereklidir. Bu tür acılı olayları yeniden anlatırken ortaya çıkan hüznün hayati bir yararı vardır: Travmadan bir ölçüde kurtulma yeteneği bulunduğunu gösterir. Bunun anlamı, geçmişteki o anın sürekli pençesinde kalmak yerine, hastanın ileriye doğru bakmaya başlaması, hatta umut duyabilmesi ve travmanın kıskacından kurtulmuş yeni bir hayatı kurabilmesidir.
Her gün gördüğümüz insanların ve hayatımızdaki en önemli ilişkilerin sağlığımız açısından önem taşıdığı anlaşılıyor. Hayatımızdaki ilişki ne kadar anlamlıysa, sağlığımız için o kadar önemlidir.
— ‘Hayvanlarım yol göstersin bana! İnsanların arasında daha tehlikede olduğumu gördüm, hayvanların arasında olduğumdan,’ dediğinde. –İşte buydu terk edilmişlik!