Kendini güvende sanırsın ve güçlü olduğunu düşünürsün ama bir odanın içindeki ya da gökyüzündeki rastgele bir renk tonu, bir zamanlar sevmiş olduğun ve belleğine belli belirsiz anılar getiren bir koku, unuttuğun bir şiirin birden aklına gelen bir satırı, çoktandır çalmaktan vazgeçtiğin bir parçanın temposu... İnan bana, Dorian, işte hayatımız bu gibi şeylerden ibarettir.
“Bilgi bazen ölümcül olabiliyor, o yüzden ben belirsizliği daha cazip buluyorum. Hafiften bir pus, her şeyin daha güzel görünmesini sağlar.”
“Ama insanın yolunu kaybetmesine de neden olabilir.”
“Her yol, aynı kapıya çıkar, sevgili Gladys.”
“Nedir o kapı?”
“Hayal kırıklığı.”
“Peki ya sanat?”
“Bir hastalıktır.”
“Aşk?”
“Bir yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini alan bir moda.”
“Sen tam bir kuşkucusun!”
“Asla! Kuşkuculuk imanın başlangıcını oluşturur.”
“Peki, nesin sen?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bana bir ipucu ver en azından.”
“İyi de, labirentte kaybolmamak için kullandığın iplikler kopabilir ve yolunu yine de kaybedebilirsin.”