Ona göre insan, içinde kendisine miras olarak geçen tuhaf düşünceler ve tutkular barındıran, sayısız hayatı ve sayısız duyguları olan, etinde ve kemiğinde atalarındaki korkunç hastalıkların lekelerini taşıyan, karmaşık ve biçimden biçime girebilen bir yaratıktı.
Onun için sanatların kesinlikle en önde geleni ve en büyüğü hayatın kendisiydi; diğer tüm sanatlar ancak hayat için birer hazırlık faslından ibaret olabilirlerdi.