Karşında ayakta durduğumda, saydam bir ayna gibi, bana baktın ve kendi imgeni gördün. Sonra “Seni seviyorum,” dedin bana. Ama gerçekte, senin bende sevdiğin bizzat sensin.
İnsanların yüz yıldan fazla yaşamama nedeninin buna uygun olmamaları olduğunu anlamıştım. Yani psikolojik olarak. Sanki tükeniyordunuz. Geriye devam etmenizi sağlamaya yetecek kadar bir benlik kalmıyordu. Kendi düşüncelerinizden sıkılıyordunuz. Hayatın kendini tekrarlayışından. Bir süre sonra görmediğiniz hiçbir gülücük, bir jest kalmıyordu. Dünya düzenindeki her değişiklik önceki değişiklikleri hatırlatıyordu.