Hüznüyle yarışan neşesini, canlılığını ve yaramazlığını koparıp paketlemiş, yalnızca kendisinin bildiği bir ağacın dibine gömmüştü. Ağacın coğrafyasını kestirmek güç değildi de insanın kendi bedeninden koparıp attığı bir parçasını ancak kendisinin bulup, geri getirmek istemesi gerektiğini artık öğrenecek kadar “büyümüş”tüm.