…zaten bir konuşmada yer alan hareket, söz ve olay bolluğu içinde, şüphelerimizin gelişigüzel aradığı bir gerçeği gizleyen unsurlar, kaçınılmaz olarak, hiç dikkatimizi çekmeden geçip giderler; bizim üzerinde durduğumuz ayrıntılar ise, aksine ardında hiçbir şey gizlemeyen ayrıntılardır.
İnsanlar bu yaşta özlemlerini dışa vurmak yerine geride bıraktıkları yılların, kendi içinde tipik ve kalıcı sayabilecekleri birtakım sabit alışkanlıklarla tutkulardan oluşan tortusunu ayırmaya çalışırlar
Demek oluyor ki, insanı değiştirmek pek kolay gerçekleşen bir süreç değildir, bunun için belirli bir ihtiyat ve sabrın varlığı, özellikle her türlü kişisel büyüklenmeden el çekilmesi zorunludur; çünkü karşımızdaki kişi bizim büyüklenmelerimize konu olmakla yükümlü değildir. Ayrıca, ilgili sürecin karşıdaki kişiye cazip gelecek gibi yöneltilmesi şarttır; çünkü bir kimse normalde severek yediği bir yemeği önünden itip uzaklaştırıyorsa, nedeni yemeğin uygun bir biçimde sunulmamasıdır.
Kendileri asla bir suçu kabullenmeyecek, elde edemedikleri şeylerin kabahatini hep başkalarına yükleyeceklerdir. Hatalarından kurtulmak için bizzat pek bir çaba harcamadıklarını hep görmezlikten gelecek, üstelik büyük bir inatla hatalarında ayak direyecekler, beri yandan hatalarının suçunu canları istedikçe de gördükleri kötü eğitimin üzerine yıkacaklardır.
…
Öyle görünüyor ki, kendini tanımak ve değiştirmek, insan için yapılması hepsinden zor bir iştir.