Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfü, onların birbiriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir.
Bilgi bizi geciktirir. Zaten ne sonu ne gayesi vardır. Mesele yapmak ve yaratmaktır. Bilselerdi, bilselerdi… Fakat bilselerdi bunu yapamazlardı. Bu heyecana bu icada, bu kendinden bulmaya erişemezlerdi. Bilgileri buna mani olurdu. Kızınız bu geceyi yarartı. Ne ile ? Yaratma kabiliyetiyle… Çünkü yaratmak yaşamın ta kendisidir. Biz yaşayan, yaşamayı tercih eden insanlarız.