Mevlut'un asker gözlerine ev tertipsiz ve zavallı gözüktü. Ama başka hiçbir yerde koklamadığı o benzersiz kokuyu aldı: Babasının, Mevlut'un kendi gövdesinin, nefeslerinin, tozun, ocağın, içeride yirmi yıl boyunca pişen çorbaların, kirli çamaşırların, eski şeylerin, kendi hayatlarının kokusuydu bu.
"İyi bir eğitim, zenginle fakirin farkını ortadan kaldırır!" Fazıl Bey bu sözü ile fakir çocuklarına "İyi okuyup okulu bitirirseniz siz de zengin olursunuz" mu demek istiyordu? Yoksa "İyi okursanız ne kadar fakir olduğunuz belli olmaz" mı demek istiyordu? Mevlut anlayamamıştı.