İçinde bulunduğumuz coğrafya'nın, geçmişten günümüze gelen doğu - batı çatışmasını çok iyi ele almış. Kitapta Doğu'nun geri kalmışlığından şikayet edip, Batı'nın yenilikçi yüzüne kendini kaptırmış Neriman'ı konu ediniyor. Kitabın konusundan ziyade beni derinden etkileyen şey Şinasi oldu açıkçası. Kitap başından sonuna sürekli empati kurdum ve bunu istemsizce yaptım. Çocuk yaşlarda tanıştığı ve yedi yıldır beraber olduğu Neriman'ın, bir takım zevkler doğrultusunda bambaşka bir insana dönüşmesi...
Neriman'ın ilgisini Batı'nın temsilcisi Macit o kadar çeker ki, Doğu'nun temsilcisi Şinasi'yi bir sefertasına benzetir. Elinde sürekli ağırlık yapan, eski ve kokuşmuş olarak nitelendirir. Tabi ki de değişiriz bu mutlaka gereklidir. Gerek yaşantılarımız, gerek çevremiz bizi değiştirir. Fakat gelişmemize, değişmemize yardımcı olan insanları göz ardı etmek, artık onları yavan ve kokuşmuş birer mahluk olarak görmek küstahlıktan başka bir şey değildir. Değişiklik kaçınılmazdır ama bu süreç esnasında bazı şeyleri göz ardı etmemek bir hayli önemlidir.
Yazar karakterlerin iç tahlillerini çok iyi yansıtmış, duygu durumlarını açıkça hissettirmiş. Kitabı beğendiğimi söyleyebilirim.