bildiğin, vurdulu-kırdılı kanlı-bıçaklı bir hikaye değil. Ömer, asker/öğretmen. Heybetli ömer, yüreği gibi. Cephede görevi biten ömer tren istasyonunda küçük bir kızla tanışır, ismini bile sormayı unuttuğu. Siması sert fakat yüreği merhametli ömer, hayatı felsefesi değişir bu noktadan sonra anadolunun içine, kenarda kalmış kederli öfkeli köylerine dalar. İlk mesleği öğretmenliği tekrar tecrübe eder. Birbirine küs iki köy arasında ki meseleyi merakla çözümlemeye çalışır, sevdiği dostu mühendis muratla ve tabi ki ferhat. Bir çok ilginç karakter var hikaye de ve farklı bir yaklaşım. İlk Güntekin kitabım, okumadan önce yorumlara göz attığımda en az sevilen kitabı kanaatıne vardım lakin nasıl olabilir? Bu hikaye nasıl bu kadar olumsuz yorum alır! Sanırım düz bir hikaye gibi okumamak gerek çoğu zaman, diye düşünüyorum.