Sadece nicelik açısından bakıldığında bile, hayatımızın her günü eşit değildir. Tırmanması müthiş uzun süren, yokuşlu, zahmetli günler vardır, şarkı söyleyerek, süratle aşağı kaydığımız inişli günler vardır.
Bir kadına aşık olduğumuzda, şu soruları sormalıyız kendimize: Etrafında ne tür insanlar var? Nasıl bir hayat yaşamış? Hayattaki bütün mutluluğumuz buna bağlıdır...
Aşkla ölüm arasındaki en büyük benzerlik, her zaman sözü edilen muğlak benzerlikler değil, her ikisinin de bizi, gerçekliğini kavrayamamaktan, elimizden kaçırmaktan korktuğumuz kişiliğin sırtını daha derinlemesine sorgulamaya itmeleridir.
Bir erkeği sadece fiziksel görünümüne bakarak değerlendirtiklerini iddia eden kadınlar bile, bu görünümde özel bir yaşayışın yansımasını bulurlar. İşte bu yüzden, askerlerden, itfaiyecilerden hoşlanırlar.