Bu öylesine bölünmüş ve işbirliğinden uzak bir dünya ki, sonunda kendi toprağını, suyunu, hayvan yaşamını, hatta soluduğumuz havayı, gezegenimizin varlığını tehlikeye sokacak ölçüde bozdu.
Toplumumuz kısa süreli maddi zevkler uğruna bencilce bir sömürü düzeni yaşıyor. Bu çıkarcı davranışlar özgürlük, aile, şehir, devlet, millet, din ya da komünizm, sosyalizm, kapitalizm ve birtakım başka lanet olası izm'ler adına sahnelenip sürdürülüyor ve inanılmaz sayıda insanın büyük acılar çekmesine neden oluyor.
İnançlarımız, fiziksel bedenimizin doğumu ve ölümü arasındaki süreyle, kalıtsal ve çevre mirasımızın gelişigüzel getirdikleriyle yetinmemize neden oluyor.