Yaşanabilecekken yaşanmamış kaç mutluluk var hayatınızda?
Yaşanmışlardan fazla mı?
Yaşanmamış olanlar yaşanmışlardan fazla, değil mi?
Bir başkasının hayatı olsaydı kendi hayatınız, neyin yaşanması gerektiğini nasıl da tereddütsüz söylerdik, "bunu yaşamalısın" derdik.
Ama bir başkasının hayatı değil hayatımız ve biz kendimize "bunu yapmalısın" diyemiyoruz.
Tam tersini yapıyoruz.
Korkuyor muyuz mutluluktan?
...
Geçmişe ya da geleceğe doğru uzanan kaç köprü yaktınız bugüne dek; hayatınızın haritasını çizerken kendi ellerinizle, sevgiyle, gülümseyişle, sevişmeyle denizlerinize kondurduğunuz kaç adanın, unutuluşun depremleriyle suların derinliğine battığına tanıklık ettiniz?
Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.
Unutmak...
Çaresizlerin, fırtınalar arasında, bir gün oraya ulaşmanın düşünü kurdukları o acıklı sığınak.