Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bremen'de mi doğmuştunuz?"
Bay Spinell, bu soruyu, sanki Bremen eşi bulunmaz bir yermiş, dile gelmez serüvenleri ve suskun güzellikleri sinesinde barındıran, içinde doğmuş olmanın insanı gizemsel bir yücelikle donattığı bir kentmiş gibi saygılı ve çok şey anlatan bir ifadeyle, sözcükleri pek vurgulamaksızın yöneltmişti Bayan Klöeterjahn'a.
Hepsi de bilmece dolu şu kadınların. Yeni bir şey değildir yaptığınız, ama yine de karşılarında dikilip şaşkın şaşkın onlara bakıp durmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bir kadın görüyorsunuz, harika bir şey, bir melek, bir peri, masalsı bir düş. Ne yapıyor peki? Gidiyor, bir panayır pehlivanının ya da bir kasabın eline teslim ediyor kendini. Bakıyorsunuz herifin koluna girmiş geliyor ileriden, hatta belki başını adamın omzuna yaslamıştır, bir taraftan da sinsi sinsi çevresine bakınıyor, şöyle söylemek istiyor adeta: Evet, bu gördüğünüz manzara karşısında kafa patlatın bakalım!
Sayfa 99 - "başını adamın omuzuna yaslanmıştır" olarak basılan cümlenin mütercim değil editör hatası olduğunu düşünerek düzeltme yaptım.·Kitabı okudu
İki duvarcı ustası, yerde hiç kımılmadan yatan Piepsam'in üzerine eğilmiş, çalışan insanlara özgü babacan ve aklı başında tavırla olay üzerinde konuşmaya başlamışlardı.