Hastalık geçmedi. Hep aynı ateş. Yatakta yatmaktan sırtım ağrıyor. Bütün gün yaptığım iş gazeteleri okumak, Oblomov gibi miskin miskin yatmak. Voltairei, Rousseauyu hep aynı şeyleri, gazeteleri okumak. Yattığım yerden, pencerenin dar aralığından gözüken ağaçlara ve gökyüzüne uyuşuk uyuşuk bakmak. Bütün gün yaptığım bunlar... Bu hasta ve zayıf gövdemden, uyuşuk kararsız çürüyen ruhumdan utanıyorum...
Öfke nedir sen biliyor musun? Ben öfke duydum. Benim için en değerli şey buydu. Nefret ettim, iğrendim, hepsi yıkılsın istedim. Hepsinden önemlisi, bu öfkem soğumasın istedim. Bunu başardım!