Zaman arkamızda bıraktığımız labirentin içinde kayboluyordu,sınırları sonbahar çiçekleriyle çizilmiş kirletilmemiş bir doğa,kaybolmuş asırları içinde barındıran bir hayal dünyası sarıyordu.
İnsanların isyancı doğduğunu , okulun ise onları boyun eğen ,kaderine razı olan , evcilleştirmesi daha kolay varlıklar haline getirdiğini söyleyerek.Geleceğin devrimci liderleri böyle yola girmezlerdi! O şekilsiz sürünün içinde boğulup gidemezlerdi!