kafamı koyabileceği cehalet kadar rahat hiçbir yer yoktu. Kafamı belgeler gibi ağır, dayanılmaz bir şeyin üzerine koymanın ne anlamı vardı? Onları döşeğin altından çıkarıp dolabın içine, tozlu bir battaniyenin altına sokmuştum.Hikayeyi göz önünden kaldırmıştım.
Hayatım boyunca kendim kadar mutluluğu yaşamaya, hücrelerine sindirmeye hazır ve kendim kadar mutluluğa kendini adayan başka bir yaratık görmedim, inanın!