Sinem

Peki sence en güzel hayat nedir? Niçin Oblomovluk olmasın ? Sanki herkes bu benim hayalimdeki hayat için uğraşmıyor mu? Sizin bütün koşmalarınız, tutkularınız, ticaretleriniz, siyasetleriniz hep sonunda rahat etmek için, kaybolmuş bir cenneti bulmak için değil mi?
Sayfa 223·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
-ama bu hayatta sevmediğin şey ne ? onu söyle.. -her şey; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler. konuşmalarını dinledikçe insan budalalaşıyor. İlk bakışta zeki adamlar sanırsın, yüzlerinden ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler; “falanca ve ya filanca bilmem ne satın aldı, bilmem neresini kiraladı” Başka birisi; “aa! olur şey değil, niçin acaba ? ” Ya da: “ falanca dün akşam kulüpte müthiş para kaybetti, bir başkası 300 bin kazandı.” İllallah bunlardan. bunlar arasında insanlık nerede kaldı ? insanlık ufak paralar haline gelmiş..
Sayfa 213·Kitabı okudu
Edebiyat
Ya değerli gençlerimiz ne yapıyor ? Nevskiy Bulvarı'nda araba ile gezerken, dans ederken uykuda değiller mi ? Günleri boş bir coşkunluk içinde geçiyor. Ama gene de bu gençler kendileri gibi giyinmeyen, mevki sahibi olmayan kimselere yukardan bakarlar. Zavallılar kendilerini halktan üstün sayıyorlar: “Bizim çalıştığmız yerlerde ancak biz çalışırız, biz tiyatronun ön sırasına otururuz, Prens N… ‘nin balolarına yalnız biz gideriz…” derken. Böyle derler ama bir araya geldiler mi sarhoş olurlar, vahşiler gibi kavga ederler. Bunlar mı gerçek, uyanık insanlar ? Yalnız gençler mi böyle ? Bir de yaşlılara bakalım: Buluşurlar, birbirlerini yemeğe davet ederler, ama aralarında ne konukseverlik vardır ne nezaket vardır, ne de karşılıklı Sevgi. Toplantılarına daireye gider gibi soğuk soğuk, neşesiz giderler. Bütün maksatları aşçılarının ustalıklarını, salonlarını göstermek, alay etmek, birbirlerinin ayağını kaydırmaktır. Geçen gün yemekte orada bulunmayanların aleyhinde söylenenleri dinlerken utancımdan yerin dibine geçtim: Falanca budalaymış, filanca aşağılıkmış, bilmem kim hırsızmış, bilmem kim gülünçmüş.. Bu düpedüz insanları arkasından vurmak. Bütün bunlar söylenirken birbirlerine sanki bakışlarıyla, “hele sen de bir dışarı çık, senin hakkında da neler söyleyeceğiz, görürsün.. ” diyorlar.. Mademki böyle, niçin buluşuyorlar ? Bir temiz gülüş yok, candan bir sevgi yok. isim için, şöhret için birbirlerine gidiyorlar. Böbürlene böbürlene, “falanca bana geldi, filancayı gördüm.. ” diyorlar. Ne biçim hayat bu ? İstemem, eksik olsun. Benim oradan alacağım bir şey yok.
Edebiyat
Toplum ! Senin beni bu adamların içine götürmen, onlardan iyice nefret etmem için herhalde. Hayat; amma da hayat ha.. ne bulabilir insan orada ? fikir meseleleri mi var ? duygu meseleleri mi var ? bu hayatın bir ekseni yok: derin, hayati hiç bir anlamı yok. bütün bu salon adamları benden çok daha uyuşuk, benden çok daha ölü. hayattaki gayeleri ne ? benim gibi yatakta uzanmıyorlar, ama bütün gün sinekler gibi aşağı yukarı inip çıkıyorlar. ne çıkıyor bunlardan ? bir odaya girersin, bakarsın herkes karşılıklı oturmuş, ciddi ciddi duruyor. yaptıkları ne ? iskambil oynuyorlar.. diyecek yok. Güzel bir hayat doğrusu! Yaşamak isteyen bir ruh için ne yaman bir örnek ! ölü değil mi bu adamlar ? Oturdukları yerde uyumuyorlar mı ? Ben yatakta yatıyorum, kafamı valeler ve aslarla doldurmuyorum diye kabahatli mi oluyorum ?
Sayfa 214·Kitabı okudu
Edebiyat
Hiçbir şeyden umudu kesmemeli insan. İnsan kendini bir bıraktı mı yandı!
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat