Marduk ve Asur’a olan tapınma, zaman zaman tek tanrıcılığa benzer bir düzeye ulaşmış olsa da, diğer tanrıların varlığını ve kadın tanrıçaların rolünü asla reddetmemiştir.
Fakat bu tanrılar ne kadar itibar sahibi olursa olsun, halk arasında en çok tazim gören, kendisine kültler adanan ve en itibar gören tanrı, şüphesiz bir yandan bereketin diğer yandan da koruyuculuğun sembolü olan İnanna-İştar'dır. Bu tanrıça, erkeklerin savaşta ve cinsel ilişki sırasında hissettikleri tutku ve güçle ilişkilendirilerek, yaratılışın temel güçlerinden biri olarak kabul edilmiş, bu sebeple hem doğanın yaratıcılığından hem de eril gücün yurt savunmasındaki otoritesinin sembolü haline gelmiştir.
“Pek çok Müslüman, ilk cinayet vakasını bilir ama Kayin/Kabil’in öz kardeşi Habil’i öldürmesiyle başlayan olaylar silsilesinin Tanrı ile insan arasında hiç bitmeyecek bir rekabet ortamına nasıl dönüştüğünden ve bu rekabetin gerek semitik dinlerde gerekse Yakındoğu’nun antikçağ medeniyetlerinde Tanrı’nın gazabıyla yıkılan bir kule ile sembolize edildiğinden bihaberdir.”