Mezopotamya’da, eski Babil döneminde, krallar öldükten sonra tanrı olarak algılanıyor ve onun adına yapılmış heykellerine övücü güzel yakarışlarla da yakarılıyordu, tıpkı Roma’da, kuyruklu bir yıldızın gökyüzünde görülmesiyle Cesar’ın ve sırasıyla Claudius, Vespasianus ve Titus’un tanrısallığa ulaştığında yakarıldığı gibi:
“Lacivert taşından sakalı olan rengarenk gözlü kralım (ne olur) konuş,
Güzel bir günde parlayan altın heykel.”