Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
İnsan kanı içen tüccarlar avazı çıktıkları kadar: — Yer isteyen var mı? diye bağırıyorlardı.
İçimi öfkeyle dolduran bu kalabalığa: — Benim yerimi isteyen var mı? diye bağırmayı düşündüm.