Dışarda; evimizin ve bedenimizin dışında sürekli birileri öldürülüyorken, öldürülen her insan için bizim de biraz öldüğümüzü anlamak ne çok zaman alıyormuş meğer.
Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu.
Erkekler tek başlarına bunca kanın ve ölümün günahını yüklenebilir miydi ? Yo hayır, hayır öyle şey olamazdı ... Çocukların ve kadınların da kendi iç savaşları vardı ve savaş, insan denen canlının buluşuydu. Yalnızca insana özgüydü, kadın, çocuk farketmezdi.
"İç savaş mı? Aman Tanrım demek sonunda oldu... "
"Bunu bekliyordum... Yıllardır kuşkuyla bekliyordum... Çünkü dışarıda birileri ölürken, hiçbirimizin 'iç'i temiz kalamazdı!"