Sinem Yılmaz

Sinem Yılmaz
@sinemylmazz_5
İngilizce Öğretmeni
Pamukkale Üniversitesi - İngiliz Dili ve Edebiyatı
Kastamonu
Kastamonu, 28 Mayıs
8 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
10/10
·304 syf.··
2021 58. kitabı
İçinizde barındırdığınızı düşündüğünüz farklı özelliklerinizin her birini ayrı bir karakter gibi düşünün.. Şimdi de ortaya çıkan bu insan topluluğunun vücutlarını sokağa salın yaşasınlar ; bütün kusurlarıyla , tercihleriyle, geçmişleri ve yaşayacak yeni maceralarıyla bilinmezliğe uğurlayın... Hepimizin bir kusuru vardır elbet ancak onunla nasıl yaşayacağımızı, onu nasıl kabulleneceğimizi keşfetmemiz gereken bir yolculuğa çıkıyoruz okurken . İşte öyle bir kitapla karşı karşıyayız. Gültel, kamburuyla beraber , sırtına yüklediği hayatın içindeki başka sıkıntılara da göğüs germeyi başaran cesur bir kız. Onun derinlerinde yaşattığı o saf sevgi, çevresinde bulunan herkese dokunan bir sihirli değnek gibi. Toplumun zoraki dayattığı bazı baskılardan ziyade özgürce seçimlerin yapıldığı bu cesur roman her kesimden insanın tebrik toplayabileceği, okunası bir kaliteye sahip. Yazarımız hem Gültel olmuş, hem Şeref, hem Faruk hem de Sevim ve hayatına tanık olabilme şansını yakaladığımız diğer karakterler. Tebrikler Veda Beşgül.
Kusurun En SevdiğimVeda Beşgül · Edebiyatist Yayınları · 20214 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·400 syf.··
2021 11. kitabı
Bir okuyucu olarak kitaba kendimi fazla kaptırdığımı itiraf ederek söylüyorum ki; Peyami Safa'dan hem beklediğim hem de "Lütfen o şekilde bitmesin" diye sitem ettiğim bir kitap. Başlığın ele aldığı genelliğe çok başarılı hitap edebilen ve içine girdiğine her bireyin kendine hasmış gibi hissettiği duygulardan yakalayabilmesi gerçekten şahane. Gelin görün ki kitabın yazıldığı dönemle bugün arasında pek bir fark göremiyorum. 20. yüzyılın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve melankolisini 21. yüzyılda da fazlasıyla görüyoruz ve daha iyiye gitmek yerine üstüne ekleyerek dibe batmamızın ve çırpınışlarımızın farkındalığını kazandırıyor bu kitap. Bir yanda materyalizm diğer yanda maneviyat ... Biz İnsanlar'da bu iki konseptin zıtlığıyla yoğun bir konu işlenmesiyle beraber Milliyetçilik ve Batılılaşma, Doğu ve Batı kültürü, zeka ve dış görünüş gibi ikiliklerimiz de mevcut. Yanlış hatırlamıyorsam 2015 yılında yapılmış bir yorumda birisi dilin ağırlığından bahsetmiş ve bir başkası yorum yaparak olması gereken dilin o olduğunun ve bizim dilimizden uzaklaştığımız için anlamakta güçlük çektiğimizi söylemiş. Çok katılıyorum o arkadaşa. Biz bu kitabı kendi çevremizde kurduğumuz bir kitap kulübünde değerlendik ve orada da eklediğim cümleler şunlardı.. Kesinlikle ağır bir dil yok. Biz İnsanlar'da Eski Türkçe'den hala gününmüzde de (çok sık olmasa da) kullanılmakta olan kelimler var. Bu kelimelere pek aşina olmayanlar bu kitap sizin için güzel bir rehber olabilir belki de. Arada bazı yabancı kelimeler veya cümle kalıpları yer alıyor ama kitapta zaten Batı ile olan sentezin sürecine ışık tutan bir olay örgüsü var . Yazarın bunları araya katması çok normal
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,744 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2021 8. kitabı
Shakespeare'in konusunu mitolojiyle karışık bir dönemi ele aldığı Bir Yaz Gecesi Rüyası kitabının Can Yücel uyarlamasıdır. Can Yücel çok ağır bir dil kullanmış diyebilirim . Bu eseri tiyatroda sahnelemiştik ve uyarlamasını da mecburi olarak uyarlamak zorunda kalmıştık. Ancak çok eğlenmiştik yine de . Can Yücel'den gerçekten şimdiye kadar hiç duymadığım birkaç güzel kelimeleri öğrenerek hayatıma kattım. Eser oyun içinde oyunu ele alıyor ve düşsel anlatımı sizi bir girdap gibi içine çekiyor. Orijinal metinden ziyade Bahar Noktası'nın yeri daha bir ayrı bende. Aklıma ne zaman bu eser gelse içimden hep şu cümleyi geçiriyorum : Ummadığınız bir çiçek çok şeyi değiştirebilir. Hele ki yaramaz bir cinin eline geçtiyse :) Okumanızı tavsiye ederim
Bahar NoktasıWilliam Shakespeare · Adam Yayınları · 199222,9bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 9. kitabı
Olumlu ve olumsuz çok fazla düşüncelerim var bu kitap hakkında. Hangisnin ağır bastığına emin olamıyorum. İlk olarak Ahlak ve 4. emir ile illgili yorum yapacak olursam; ahlak kesinlikle olması gereken bir şeydir , terbiye de aynı şekilde ancak yazar Alice Miller bu iki kavramı din olarak görmüş ve bence kötü yapmış. Ahlakın olmayışı daha tehlikelidir , ahlak ve terbiye kişiye göre değişkenlik gösterebilir. O kadar katı bir dil kullanmış ki ahlaklı olmakla ilgili yanlış yönlendirmeleri olduğunu düşünüyorum . Çünkü bu kitabı okuduktan sonra psikolojisi iyi olmayan bir insan gerçekten başka yollar tercih edebilir. Yarattığı meydan okuma tehlikeli olabilir. 4. emir ise yerine göre çok abartılmış bence . Sonsöz de kendisini biraz yumuşatmaya çalışmış ama samimi bir açıklama olduğunu düşünmüyorum. Bazı önemli yazarların da çocukluklarında aileleriyle yaşadıklarından dolayı erken yaşta öldüklerinden bahsetmiş ama daha fazla kanıtlarla açıklamasını beklerdim çünkü sadece eserlerini inceleyip yüzyıllar önce ölmüş bir insan için bu kadar kesin sonuca varması ne kadar doğru acaba diye sorgulamadan edemedim . Olumlu olarak da yorumlarım mevcut. Çocuk istismarı ve zehirli pedagojiyle ilgili yorumları ve çalışmaları çok başarılı ve meslektaşlarına da sert bir tavırla farkındalık kazandırmaya çalışacak kadar cesaretli bir yazarmış. Helal olsun. Bazı psikolojik danışmanların da 4. emirden dolayı aileleriyle olan o ince bağlarından kopamadıkları için yanlış bir terapi süreci gerçekleştirdiklerinden sıkça bahsetmiş. Ayrıca bu terapistler arasına Freud bile dahil. Çalışmalarının aksini iddia edip önemli bir gerçeği ortaya atması cüretkar ve faydalı bir yaklaşım. Kitap okunduktan sonra her insanın kendisinde bir şeyler keşfedebileceği, tek kişilik, terapi gibi bir kitap. Çünkü Alice
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,211 okunma