Dünden. Gürpınar İmam Rıza Ehlibeyt Camisinde dün akşam Muharrem ayından dolayı matemdeydik. O videoda gördüklerinizin hepsiyle ahbabım. Allah göstermesin başıma en ufak bir şey gelse ve duysalar düşünmeden yardıma koşacak insanlar. Bazen Tuzluca ilçesiyle iceşiyorum o bile depar atar.
Soran olursa ne yaptığımızı anlatayım. Biz Caferilik mezhebine mensup Azeriler Muharrem ayında camiye toplanıp Ehlibeyt adına yas tutarız, sinemize o acıyı hissetmeyi sembolik olarak vururuz. Arada sırada bana "Caferiler meydana çıkıp zincirle sırtına vuruyor" diyenler oluyor. O benim çocukluğuma kadar devam etti ama sonra onu yapmanın yerine her Muharrem ayında yine Ehlibeyt'in acısına ortak olmak için Kızılay'a kan verme kararı alındı. Türkiye'de ki Caferileri temsil eden Selahaddin Özgündüz böyle bir karar alınca herkes öyle yapmaya karar verdi. Aşura günü misal biz tatlı yemeyiz. Onla da ilgili isterseniz sebebini anlatabilirim. Aşura günü Halkalı'da şuan yerinde kültür merkezi olan yerde anma törenleri yapılır. Bu anma törenlerine Alevi dedeleri, Caferi âlimleri, meddahlar vs. gelir. Meddahlar genelde Azerbaycanlı veya İranlı oluyor. Meddah dediğim de aynı videodaki kardeşlerimiz gibi "sinezen, nuhe, mersiye" dediğimiz ağırlar yakıyorlar. Nuhe ve sinezen birbiriyle bağlaşıktır. Nuhe meddahın normal matem için söylediği ağıttır. Buna acısıyla destek olmak için sineye vurulmasıyla söylenmesine sinezen denir. Mersiye'de daha acılı şeklidir. Daha acılı dediğim öyle zincirlerle kendini parçalamak değil acıyı içine içine yaşamaktır. Misal sanki Hz. Hüseyin (a.s)'nin acısını bizzat görmüşsün gibi. Bu videoda da sinemize vurmasak orada gardaş sadece ağıt yaksa bu nuhe olur. Muharrem ayı bitene kadar böyle yaparız. Bir de biz Muharrem ayı ve Sefer ayında evliliği sakıncalı görürüz. Bunun