10/10
·464 syf.··
2026 106. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 06:52
Bu kitap her zaman olduğu gibi cinayet ağırlıklı bir kitap değildi. Ağırlıklı olarak Maeve ve Josh üzerinde dönüyordu. Cinayet sanki arka planda çalan müzik gibiydi ama bir şey diyeyim mi çok sevdim. Çok iyi geldi bana zaten 1 seneden fazladır bu kitabın çıkmasını bekliyordum. Geldiği gibi yalayıp yuttum. Bu seriyi çok seviyorum zaten o yüzden gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz
Gizli OdaJane Casey · Olimpos Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2026 10. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 15:15
Türk edebiyatının en duygusal yazarlarından biri olan Zülfü Livaneli tarihin acımasızın sayfalarında başrolünde yine insan olan farklı bir aşk hikayesi ile okurlarını cezbediyor. İstanbul üniversitesinde görev yapan maya üniversiteye davet edilen misafirlere ile ilgileniyordur. Bir gün rektör maya’yı odasına çağırır ve Maximilian Wagner ismindeki Alman isimli fakat Amerikalı olan Profesör Doktor’u karşılaması ve ilgilenmesini ister bunun üzerine hava alanında karşılar profesörü ve konaklaması için 1939-42 yılları arasında İstanbul’da yaşamıştır ve o zaman da kaldığı Pera Palas Hotel’ine götürür. Profesör mayadan Türkiye’den ayrılmadan önce şileye gitmek istediğini söyler bunun üzerine sabahın erken saatlerinde üniversitenin görevlendirdiği araç ile şileye giderler profesör beni bekleyin diyip Sahile gider ve keman çalmaya başlar belli zaman sonra yanına giden maya profesörün donmak üzere olduğu anlar ve onu kurtarmak için elinden geleni yapar o sırada profesör sayıklamaya başlar sutra, sutma,struma diye maya profesör kendine geldiğinde sorar struma nedir diye Profesör ise büyük sakladığı sırrını mayaya anlatır. katolik bir aileden geldiğini fakat yahudi birine aşık olup ve onunla evlendiğini . Karısı evlendikten sonra adını değiştir ve başka bir şehirde yaşamaya başlarlar. Bu sırada Hitler yahudileri öldürmeye başlar ve bunun üzerine ikili kaçacak yer arar. Arkadaşları vasıtası ile Türkiye’nin türlü mesleklere profesör kabul ettiğini öğrenir. Yola koyulduklarında Alman polisi onları yakalar ve karısı kaçırırlar. Profesör İstanbul’a yalnız gelir ve karısını kurtarabilmek için her türlü yola başvurur. Sonunda muradına erer ve karısı Filistin’e giden bir gemiye binerek İstanbul’un yolunu tutar. Fakat gemi Şile yakınlarında durdururlur ve kimsenin gemiyi terk etmesine
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·204 syf.·
2026 10. kitabı
Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba. Ayna parçaları taktığı sarığı ve cübbesi, teneke parçaları iliştirdiği pejmürde kıyafetiyle tam bir tezat teşkil eden vakara sahip yaşlı bir adam. Ve Raci.. Pozitivizm ve maneviyat arasında sıkışıp kalmış huzursuz bir genç. Osmanlı'nın son dönem aydınlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Amak-ı Hayal isimli kitabında buluşturmuştur bu iki karakteri. Kitap, okuru, mürşid-i kamil olan Aynalı Baba rehberliğinde irfana uzanan gizemli bir yolculuğa davet eder. Raci, yolculuğun sonunda hayallerin derinliklerinde kaybolmanın aslında kendini bulmak olduğunu keşfedecektir. Amak-ı Hayal konusu itibarıyla bir seyri sülûk kitabıdır. Ancak yazım türü olarak hangi kategoriye girdiği tartışma konusu olmuştur. İlk tasavvufî roman olduğunu söyleyenler çoğunlukta olsa da içerisindeki Buda, Zerdüşt, Brahman, Platon gibi İslam dışı unsurların varlığı onu alışılmış bir tasavvuf kitabı olmaktan çıkarmaktadır. Üslup açısından ise her ne kadar roman türüne yakın görülse de modern roman kriterlerine tam olarak uymamaktadır. Bu bakımdan Amak-ı Hayal ne tam bir roman ne de tam bir hikaye kitabı sayılabilmiştir. Muhtevası ise ne sadece tasavvuf ne de sadece felsefedir. Anlaşılan o ki Darulfununda felsefe hocalığı yapan ve tasavvufla iç içe bir hayat yaşayan yazarın bu kitapla amacı, felsefî, tasavvufî ve ahlâkî konulara ait görüşlerini okucuyu sıkmadan bir kurgu dahilinde aktarmaktır. Roman tekniğini ise sadece bir kılıf olarak kullanmıştır. Amak-ı Hayal iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Raci ve Aynalı Baba'nın tanışmasına ve Raci'nin rüya aleminde
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma
7/10
·32 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:00
Ron ve Hermione kitabı ile kıyaslayınca bu kitabın çizimleri çok daha iyiydi. Harry hakkında genel bilgiler, okulundaki önemli olaylar, arkadaş olmakla ilgili örnekler, Quidditch takımı, baykuşu Hedwig, Patronus büyüsü, her seneden bir anı, büyücülük dünyasından hakkında söylenilen sözler ve dahası… Kitap serisini sevenler için güzel. Sayfa sayısının kısa olması unutulmazsa kitabı hızlıca hatırlamak için eğlenceli bir seçenek olabilir.
Edebiyat
Potter Cep Kitapları – Harry PotterJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202524 okunma
9/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Mithat Cemal Kuntay'ın _Üç İstanbul_ kitabında başkarakter Adnan ile Dağıstanlı Hoca (Ömer Ziyaeddin Dağıstanî) arasındaki sohbette, Dağıstanlı Hoca memleket idaresi hakkında şöyle ifadeler kullanır: "İnkılap yaptınız diye bugün boynunuza sarılanlar, yarın boğazınıza sarılacaklar. Hükûmet kuvvet değildir, vasıtadır. Bir memlekette asıl kuvvet, bir fikri temsil edenlerdir. Başka memleketlerde sahici fikir zümreleri var. Bizim memlekette hakiki fikir yok; bizde üç yüz seneden beri fikir diye tek şey var: Taassup! Taassup olan yerde siz halkı fikir idare eder sanıyorsunuz. Taassubun olduğu yerde halk kafası ile değil, gözleri ile düşünür. Bu gözleri idare etmeyi bilemeyeceksiniz. Kendinize düşmanlığın en büyüğünü siz kendiniz yapacaksınız. Kalabalık karnıyla düşünür, gözüyle öğrenir, kalbiyle kızar. Avamın midesindeki yeniçeri kazanını tanımıyorsunuz. Halkın gözünü rahatsız etmemek için hiç değişmemeye mecbursunuz. Eski ceketinizi çıkaramayacak, eski evinizden çıkamayacaksınız." Bir İttihatçının bir diğerine söylediği bu sözler, tarihin yargısı sonucunda haklıdır diye düşünüyorum. Fikir doğru bile olsa taassubun olduğu yerde fikrin öneminin kalmadığını tarih, gözlerimizin önüne eski bir paçavra gibi fırlatmıştır. Bir fikrin yaşaması için taassubun yıkılması şarttır.
Edebiyat & Roman
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,383 okunma
9/10
·392 syf.··
2026 15. kitabı
Hayatına dokunup iz bırakanları yazmak için Kars'a giden ana karakterimiz Bünyamin'in ,burada başına geleceklerden habersiz tanıştığı yaşlı bir nineden sonra hayatın değişmesini , farklı bir diyara evrilmesini görüyoruz.Hint diyarından İstanbul'a uzanan Gülbadem ve papağanı Zencefil'in fantastik öyküsü adı çok fazla duyulmamış yazarımız ve kitabını beklenenin üstünde kılıyor.İçinde geçen betimlemeler , metaforlar sayfalardan lezzet almamızı da sağlamış.Osmanlı zamanında geçmesi usta yazarların eserlerinde aldığımız havayı veriyor.Hiç bilmediğim bu yazardan böyle unutamayacağım bir eser çıkmasını ve ikiyüz sayfasını bir günde okuyacağım aklıma gelmezdi.Her gönül ayrı sever ama aşk birdir.Belki bir gönül denizinde bu kitap hakkında bir sevdaya yelken açılabilir.Bize kitap sevdirenlere selam olsun.
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,791 okunma
Reklam
Reklam