sinvoz

Özdeşim süresi engellenen çocuk kendi kendinden utanan, var olmaktan suçlanan biri haline gelir. Bu kişilerde utanç duygusu yer almaya başlamıştır. Bu kişiler her duygu ve gereksinmelerinin farkına vardıklarında kendilerinden utanırlar, isteklerinden utanırlar, var olmaktan utanç duyarlar. İnsanın istekleri ve duyguları onun yaşam gücünü ve yönünü belirler; bunlardan utanç duyan kişi, kendi özbenliğinden utanç duyan biri haline gelir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanın kendini değersiz bulması, özünde bir eksiklik olduğunu düşünmesi acı veren bir algılama olduğundan, kişi kendi iç gerçeğiyle temasını kesmek için elinden gelen çabayı gösterir Kendi iç gerçekliğiyle teması kesmek için kişi neler yapar? Tutkunluk, düşkünlük dediğimiz türden davranışsal ve duygusal bağımlılıklar geliştirir. Örneğin, kendini alkole verir; alkolün uyuşturucu gerçeği kendisiyle teması önler. Bazıları kendini işe verir ve geceli gündüzlü çalışarak kendini dinlemeye ve anlamaya zaman ayırmaz. Diğerleri sigara, esrar ya da cinselliğe aşırı düşkünlük geliştirirken, başkaları da kendilerini yobazca dine kaptırır. Böylece, içlerindeki acı veren boşluğu, anlamsızlığı, yalnızlığı görme fırsatını kendilerine vermezler; hem kendileriyle hem de dış gerçekleriyle ilişkileri adım adım kaybolur, ortadan kalkar. Bu kadar yıpratıcı bir duygu olan utancın kaynağı nedir? Utanç duygusu nereden gelir ve bireyde nasıl gelişir? Üç temel süreç, utancın bireyin özbenliği haline gelmesinde iş görür: 1. Model olan kimseler. Çocuğun içinde yetiştiği aile ortamında iç benliği utanç dolu olan insanlar çocuğa örnek olur ve kendileri gibi olmaları için baskı yaparlar. 2. Terk edilme. Çocuk için çok önemli olan ana ya da baba gibi kimseler, çocuğun kendilerine en gereksinimi olduğu erken yaşlarda çocuğu terk ederler ve onu hayatta yapayalnız ve güvensiz bırakırlar. 3. Belleğe kaydedilen anılar. Çocukla etkileşim halindeyken bilerek ya da bilmeyerek utanç duygusu veren olayların bir araya gelerek bir yapı oluşturması. Utanç duygusunun gelişmesi yavaş fakat süreklidir. Yukarıdaki üç koşul bir araya geldiği zaman bir kanser gibi kişinin tüm psikolojik yapısını sarar ve öldürücü damgasını vurur.
İyi Baba, İyi Anne Anlayışı Toplum, kendi mutluluğunu önemli sayan, kendi gereksinimlerini gidermeye öncelik veren ana-babayı pek takdir etmez. “Gece gündüz çalışarak çocukları için ekmek parası kazanan baba” ile “saçını süpürge ederek çocuklarını memnun etmek için kendini feda eden ana” ideali, kültürde kuvvetli olarak yaşar. Ana-babalık bu ideallerle değerlendirilir. Gerçeğe uymayan bu tür idealler, dengeli bir yaşamı yansıtmaz. Ana ve baba yetişkin insanlar olarak kendi gereksinimlerinin, kendi amaçlarının ve arzularının farkında olmalı, çocuklarının gereksinmeleriyle bunların bir denge ve ahenk içinde tutabilmelidir. Unutulmamalıdır ki, kendi doğal gereksinmeleri sağlıklı bir biçimde karşılanmayan bir ana ve baba, başkalarına verecek sağlıklı ilgi ve sevgiyi içinde bulamaz.
Sağlıklı Ailede Çatışma Çözümünde Kullanılan Kurallar Daha önce belirttiğimiz gibi sağlıklı ailede kurallar açık seçik ortadadır; herkes bu kuralları bilir ve uygular. Çatışma çözümünde kullanılan kurallar şöyle özetlenebilir: (1) Duygu ve düşünceler, azaltılmadan ve abartılmadan, olduğu gibi ortaya konulmalıdır. Bu tutuma, kendine güvenli ve kendine saygılı tutum adı verilir. Bu tutum içinde olan kişinin kendine saygısı olduğu kadar, karşısındakine de saygısı vardır. Bu tutumun karşıtı iki uç vardır: (a) Kendine güveni olmayan, karşıdakini güçlü görüp, kendini güçsüz gören tutum. Bu tutum içinde olanlar, karşısındakinin görüşlerini olduğu gibi kabul ederler. Bu tür insanlara günlük dilde, “pısırık”, “itaatkar”, “utangaç” gibi isimler veririz. Bu insanlar, kendilerinin hiçbir zaman haklı olamayacaklarını baştan kabul etmişlerdir. (b) Kendinden başka kimseye değer vermeyen, kendi söylediğinden başka kimsenin söyleyecek bir sözü olduğuna inanmayan, saldırgan tutum. Bu tutum içindeki insanlar, ister haklı ister haksız olsunlar, karşısındaki her konuda mutlaka ezmek isterler. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz İbrahim’in babası Sıtkı Bey, saldırgan tipe; annesi ise, pısırık tipe örnektir. Sağlıklı ailede hem karı hem de koca, kendine güvenli ve kendine söz hakkına olduğu kadar, karşısındakinin söz hakkına da saygılı kişilerdir. Kişiyi ezmek söz konusu değildir; karşısındakinin görüşlerini öğrenerek bir uzlaşmaya varmak temel amaçtır. (2) Sorunlar şimdiki bağlam içinde ele alınmalı ve eski birikimler işin içine sokulmamalıdır. Bu tutum içinde, karı-koca arasında çıkan çatışma, “şu andaki boyutlar” içinde ele alınır. Örneğin, Murat, akşam eve her günkünden daha geç geldi; karısı Hülya, Murat’ın akşam saat 6’da eve geleceğini düşünerek, akşam yemeğini hazırlamıştı.
Bazı bilim adamları, henüz doğmamış fetüsün ilkel fakat önemli duyumları olduğunu ve bu duyumlara dayanarak ilkel bir duygusal geliştirebileceklerini öne sürmüşlerdir. Bu görüşe göre, fetüs, henüz doğmadan annenin gergin ya da huzurlu olduğunu, sağlığa yararlı ya da yararsız maddeleri alıp almadığını duyumlayabilir ve bu duyumlara dayanarak kendisinden istenen, önem verilen bir yaratık olup olmadığına ilişkin bilinçaltında izlenimler geliştirmeye başlar. Fetüsün bu ilkel algılamaları onun benlik kavramanın çekirdeğini oluşturur.