En sonunda hatıralar bile bitmişti, onların bile bir sonu vardı. Hiçbir hatıra sonsuza kadar sürmez, sürmesi için eninde sonunda şimdiki zamanla birleşmesi gerekir. Şimdiki zaman hatıraların katilidir.
Rahatladığımız zaman bizi koruyan zırhımızı yitiririz. Özellikle de ikili konuşmalar sırasında... İkili rahat konuşmalar açıklığa neden olur. Açık olduğumuzda da asla açıklanmaması gereken şeyleri açıklarız.
Yalnızların en büyük çelişkisidir bu. Yalnız kalmak istemesek de yalnızlığımızdan kurtulmanın vereceği acıdan korkuyorduk. Hem, bu acıyı çektikten sonra yalnızlığımıza geri dönmeyeceğimizden nasıl emin olabilirdik ki?
İnsanın her gün, aynada yalnızca kendi yansımasını görmesi ne kadar bunaltıcı, ne kadar acı vericidir. Kendilerinden uzaklaşmaya can atarlar, istedikleri yalnızca bedenlerinin dışına çıkmak değil, geçmişlerinden, bugünlerinden ve geleceklerinden de sıyrılmak, kısaca kendileriyle ilgili her şeyi ebediyen geride bırakmaktır.