Zek

8/10
·176 syf.··
2025 1. kitabı
Yılın ilk kitabı. Uzun zamandır merak ettiğim ama baskısı olmadığı için alıp okuyamadığım ve aynı zamanda okuduğum ilk Salman Rushdie kitabı. Can Yayınları'nın tekrar baskı yaptığı görünce hemen aldım ve okumaya başladım. Masalları, efsaneleri okumayı çok severim. Bu kitap da Harun ile öykü anlatıcı babası Reşit'in hikayesini anlatıyor. Reşit bir gün efsanevi yeteneğini kaybedip öykü anlatamaz hale geliyor ve Harun babasının bu durumuna çok üzüldüğü için bir çözüm bulmak adına bir maceraya atılıp farklı diyarlara yolculuk yapıyor. Yer yer Oz Büyücüsü, yer yer Alice Harikalar diyarında esintileri olan ki aslında bu klasiklerler birlikte en çok Binbir Gece masalarından etkilenip, bu eserlere yapılan göndermelerle dolu olan harika bir macera. Çok keyif alarak çok kısa sürede okudum. Özellikle Oz Büyücüsü, Alice gibi kitapları seviyorsanız buna da bayılırsınız. Ayrıca kitap bende acilen Binbir Gece Masalları okuma arzusu uyandırdı. Bakarsınız bu sene içinde okumuş olurum onu da.
Harun ile Öyküler DeniziSalman Rushdie · Can Yayınları · 202565 okunma
Reklam
8/10
·580 syf.··
2024 28. kitabı
Bir tarafta Hallandren, bir tarafta İdris. Birbirine düşman iki eski toplum. Bir taraf Nefes olarak da anılan ruhları kullanıp onlarla uzun ömür sürme ve renkleri kullanarak büyü misali bir şey yaparak nesneleri canlandırma ve çok daha ötesini yapabilirken İdris tarafı ise bu durumu tamamen kafirlik olarak görüyor. Bir tarafın ölümden dönüp 'Dönmüşler' denilen tanrıları ve bir Tanrı kralı var. Ve iki ülke arasındaki gerilimi sonlandırmak için Tanrı Kral'a İdris Prensesi ile evlenme sözü verilmiş. Böyle bir dünyada ve gerilimin içinde kendi bilinci olan bir kılıç ve onu taşıyan gizemli bir adam. Buz üstünde devam devam gerilim sonucunda patlak veren çarpıcı bir final. Savaşkıran, Sanderson ile tanışma kitabım oldu. Sürekli adını duyduğum, fantastik sever herkesin karşılaştığı ve övgüyle söz ettiği bir yazar. Ben de bu kitap ile onlara hak veriyorum artık ki asıl iyi denilen eserleri olan Sissoylu ve Fırtınaışığı serilerine henüz başlamadım bile. Genel olarak anlatımı basit ama gizemli, akıcı bir dili var. Oluşturduğu büyü sistemi ise gayet mantıklı. Olayların gelişimi biraz yavaş ve kitap oldukça kalın. Sonlara geldikçe hâlâ birçok soru ve gizem cevap bulamamıştı. Tam artık acaba tatmin edici bir son olmayacak mı derken son 50 sayfada her şeyi çözdü. Normalde böyle bir durumda birçok yazar aceleye getirip başarısız bir final yapabilirdi ama Sanderson bunu o kadar iyi yapmış ki hiç öyle gelmedi. Galiba temelini çok sağlam attığı için çözüm bölümü gayet oturaklı oldu. Ama yine de bu kadar sona kalması yerine bence ara ara bazı soruları aydınlatarak devam etse daha iyi olurdu. Ayrıca Sanderson'un oluşturduğu Cosmere evrenine ait kitaplardan biri #Savaşkıran . Seri olmadığı için yazarla tanışma açısından uygun bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Fantastik
SavaşkıranBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2018492 okunma
7/10
·415 syf.··
2024 17. kitabı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile hayran kalıp bütün kitaplarını okuma arzusunda olduğum Tanpınar'ın okuduğum ikinci kitabı bu. Edebiyat ve yazın ile uğraşan Mümtaz, Nihan ile tanışarak ona aşık olur. Kendi içinde zaten bir anlam, bir 'huzur' arayışı içinde olan Mümtaz bunu Nihan ile olan ilişkisi üzerinden keşfetmeye çalışacaktır. Tanpınar dönemin sosyal, kültürel ve siyasi bir panoramasını bizlere Mümtaz ve onun yaşadığı çevre üzerinden İstanbul'un aydın kesimini inceleyerek aydınlatıcı bir şekilde bizlere sunuyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne göre içerik olarak biraz daha yoğun bir metin. Daha çok bilinç akışı ile Mümtaz'ın düşüncelerini ve huzursuzluğunu anlattığı için kolay bir okuma olduğunu söyleyemem. Fakat bu demek değil ki kitabı beğenmedim. Çünkü Tanpınar'ın dili okurken insanı kendine hayran bırakıyor. Tespitleri yine tam yerinde. Net bir olay örgüsü olmadığı için akıcılıktan biraz uzak kalıyor. Bu nedenle Saatleri Ayarlama Enstitüsünü olay örgüsü, konunun ilginçliği ve mizahi yönü bakımından daha çok sevmiştim. Mümtaz'ın bir araya geldiği arkadaşları, akrabaları ile oturup sık sık yaşadıkları fikir çatışmaları dönemi anlama açısından çok aydınlatıcıydı. bu fikir çatışmalarını okumak çok keyif vermişti bana. Çok fazla altını çizdiğim cümle, paragraf hatta sayfa oldu diyebilirim. Eğer daha önce yazarı okuyup sevdiyseniz bu kitabını da mutlaka okuyun ama ilk defa okuyacaksanız bu kitabından başlamayın derim ben. Şimdiden keyifli okumalar :)
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
8/10
·216 syf.··
2024 16. kitabı
Kitap kulübümüzün Nisan ayı kitabıydı. Yazarla tanışma kitabım oldu. Çok keyif alarak okudum. Eğlenceli bir anlatımı vardı yazarın. Mahalle sıcaklığı ortamını çok iyi aktardığını düşünüyorum. Kısaca konusundan bahsedeyim; doğduğu günden itibaren yaşadığı mahallenin dışında bir yerde ikamet etmemiş, evlendiğinde bile aynı mahallede yaşamış 30'lu yaşlarının başındaki Mihrap karakterinin gözünden bir İstanbul mahallesi anlatısı okuyoruz. Annesi ile beraber küçük bir dükkan işletip esnaflık yaparak geçimini sağlayan Mihrap, bir gün çalıştığı yere gelen mahalle öğretmenine aşık olur. Bu aşk ile yıllardır hissetmediği duyguların yanı sıra kendini keşfetme ve özgürleşme sürecine girer. Fakat tabi ki hayat yine devreye girer ve beklenmedik şeyler yaşanır. Anlatımı basit ama etkileyici ve beğendiğim bir mizahı yönü vardı. En çok hoşuma giden de zaten bu yönü oldu. Yapılan benzetmeler ve dönemi yansıtması açısından da gayet başarılıydı. Kafa yormadan okunabilecek, çabucak biten keyifli bir kitap.
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,854 okunma
7/10
·616 syf.··
2024 14. kitabı
Çok değişik bir kitap bu Lanark. Alt başlığında da dediği gibi 4 kitaplık bir hayatı anlatıyor. Lanark karakterimizi hayatını. Kitap 3. Kitap bölümünden başlıyor ilginç şekilde. En başta neden standart bir sıralama yapmamış, desem de okuduktan sonra nedenini anlıyorum. Yorumu yaparken de kitap kitap yapacağım o yüzden. İlk bölüm olan ama 3. Kitap olarak geçen yerden başlayıp devam edeceğim ufak spoiler olabilir önceden uyarayım ama elimde geldiğince spoiler vermeden yazacağım. 3. KİTAP: Kitabın giriş bölümü. Başlarken tuhaf grotesk bir dünyada buluyoruz kendimizi. Hayatın akışı çok tuhaf, insanlar tuhaf. Ana karakterimiz geçmişini bilmiyor ve kendini bu tuhaf dünyada bir yer bir çevre edinmeye çalışırken buluyor. Çalışmadan sosyal yardımdan para alıp rahat denebilecek şekilde yaşayabiliyorsunuz. Ha ayrıca güneş doğmuyor bu şehirde. Ben okurken bu bölümde sık sık Günlerin Köpüğü'ne benzer bir sürrealizm tadı aldım. En beğendim bölüm de o yüzden bu 3. Kitap bölümü oldu o yüzden. 1. KİTAP: Bu bölüm ise karakterimiz Lanark'ın önceki diyebileceğimiz hayatının başlangıcını anlatıyor. Tabi burdaki ismi Duncan Thaw. Çocukluğundan beri yaşadıklarını, ailesini, çevresini şehrini(ki bu gayet normal bir İskoç şehri olan Glasgow) okullarını anlatıyor. Thaw diğer çocuklardan farklı olarak sanatçı ruha sahip birisi tabi bu da çoğu zaman onun anlaşılmasını zorlaştırıyor. Açıkçası bu bölüm 3. Kitap bölümünden sonra biraz sıkmıştı beni. Çünkü gayet sıradan bir hayat hikayesi okur gibiydim ama tabi anlatımdan yana bir yoruculuğu yoktu. Sadece merak unsuru eksik kalıyordu çoğu zaman ama bunu önceki bölümdeki dünyaya ne oldu da geldi diye merak ederek zaman zaman aşabildim. 2. KİTAP: Bu bölüm de önceki bölümün devamı. Thaw bu bölümde sanat okuluna başlıyor ve bu sefer bu yetişkinlik
Edebiyat
LanarkAlasdair Gray · Metis Yayıncılık · 201886 okunma
Reklam