Şu gereksizlere de bakın; daima hastadırlar ve safralarını kusarlar ve buna gazete derler. Birbirlerini yutarlar. Fakat hazmedemezler.
Şu gereksizlere bakın; servetler kazanırlar ve bununla yoksullaşırlar. İktidar isterler ve önce iktidarın kerpeteni olarak çok para isterler bu acizler!
Artık sizinle aynı şeyleri duymuyorum. Altımda gördüğüm bu bulut, beni güldüren bu siyah ve ağır bulut. İşte bu, sizin fırtına bulutunuzdur.
Yükseliş istediğiniz zaman siz yukarı bakarsınız, ben aşağı bakarım. Çünkü ben yükselmişim. Sizden kim, aynı zamanda güler ve yükselmiş olabilir?
Şimdi hasta olanı kötülük bastırır. O, kendine acı veren şeyle acı vermek ister. Fakat başka zamanlar da vardı. Başka bir kötülük ve iyilik de vardı.
Bir zamanlar şüphe kötüydü. Ve irade bizzat kendisiydi. O zaman hasta, büyücü ve cin olmuştu. Ve cin olarak acı çekerdi. Ve acı vermek isterdi.
Fakat bu sizin kulağınıza girmiyor. Bana diyorsunuz ki; bu sizin iyiliğine zarar verir. Fakat sizin iyiliğinizden bana ne?