Hiç kuşkusuz acının içlerini kaplaması boyun eğmemek için,bilinçaltına itilmiş yasakları alt ederek kendinden geçişle kaçış yoluna kavuşuyorlar, düşünceleri matemin kederinden kaçıyor. Yüksek bir bunaltı düzeyi gerçeklikle bağlarını kaybetmelerine yol açıyor.
Tarih 1518 yılını gösteriyor Strasbourg’da. Enneline çocuğunu açlıktan yememek için nehre atıyor. Ama bu acı onu dans ettirmeye başlıyor. İçindeki çığlığı dans ile dışavuruyor. Bir iki kişi derken binlerce kişi açlığın ve sefaletin etkisiyle dans vebası denilen hastalığa tutuluyor. Şehrin ileri gelenlerinin sofrası yemekle dolup taşarken halkın açlıktan dans edişinin hikayesi…
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma